SeturSelect

Sizin İçin Sizinle Beraber

SeturSelect olarak sizlerle beraber tatili her rotada yeniden tanımlamaya devam ediyoruz. Hayal ettiğiniz destinasyonlar, kültürler, doğa harikaları aklınıza düştüğü andan itibaren SeturSelect sizinle. Kişiye özel tasarlanmış bir seyahati biricik yapan ögeleri seyahat danışmanlarımızın çalışmalarıyla bir araya getiriyor ve size unutamayacağınız bir seyahati değil bir deneyimi, bir anılar bütününü vadediyoruz. Seyahatlerinizi vize işlemlerinden otel rezervasyonlarına, transfer organizasyonlarından, kültürel gezilere kadar en ince ayrıntısıyla tasarlayarak, hayallerinizi hayata geçirme hedefini her geçen gün büyütüyoruz. Sizin için ve sizinle beraber tasarlanan özel turlarımızı genişletiyor, rotalarımıza yenilerini ekliyoruz.Bizim için her seyahatsever ayrı bir seyahat demek. Sizler hayal ettikçe bizim seyahatimiz bitmeyecek.

2018’de Yeni Hayaller Yeni Rotalar

Mayıs ayında 2. yaşını dolduran SeturSelect olarak size özel kültür turlarımıza yenilerini ekledik. 14 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz basın toplantımızla yenilenen ve çeşitlenen özel turlarımızın 2018 programı tanıtıldı. Toplantıda, SeturSelect turlarımızda beraber yolculuğa çıkacağımız Ayhan Sicimoğlu, Tan Sağtürk ve Sunay Akın da bizlerleydi. “Deneyim seyahati” kavramının vurgulandığı toplantıda, alanında uzman ve öncü isimlerle, sizler için hazırladığımız yepyeni turlarımız üzerine sohbet etmenin anlamı, tadı ve keyfi paha biçilmezdi.

SeturSelect ile 4 Günde Devr-i Alem

İlber Ortaylı ile Lübnan’da Uygarlıkların İzinde (4-7 Ekim 2018)

Antik dönemden bugüne uygarlıkları kucaklayan Lübnan’ı Prof. Dr. İlber Ortaylı eşliğinde keşfetmeye davetlisiniz. Beyrut’tan yola çıkarak tarihin izlerini eşsiz bilgiler ışığında süreceğiz. İlk gün, kültür ve mimari odaklı Beyrut turunu eski şehir merkezi DownTown’da tamamlayarak seyahatimize zengin içerikli bir başlangıç yapıyoruz. Çağların izini çehresinde taşıyan Tripoli, Byblos, Baalbek, Anjar ve Sidon şehirlerinde geçmiş kültürlere yolculuk yapacak ve her akşam Lübnan mutfağına has yerel lezzetlerin peşine düşeceğiz.

Sunay Akın ile Paris Sokaklarında (11-14 Ekim 2018)

Tarihin, sanatın ve aşkın şehri Paris’in sokaklarını, Sunay Akın’ın eşsiz sohbetiyle adım adım geziyoruz. Champs Elysées’den Rivoli Caddesi’ne Panthéon’dan Notre Dame Kilisesi’ne şehrin önemli duraklarının ardından elbette Eyfel Kulesi’ne tırmanıp büyüleyici Paris manzarasını seyre dalacağız. Van Gogh’un yaşadığı köyü ressam Onay Akbaş eşliğinde gezecek, dünyanın birçok önemli isminin mezarlarının bulunduğu Père Lachaise’in mimari ve ruhani havasını soluyacak, dönmeden önce Orsay Müzesi’nde sanat dünyasına yön vermiş ustaların resimlerini ve heykellerini göreceğiz.

Ayhan Sicimoğlu ile Gubbio’da Trüf Mantarı Avı (27 -30 Ekim 2018)

Nadir bulunan bir lezzetin peşindeyiz. Müzisyen, gurme ve gezgin sıfatlarının birleştiği çok yönlü sanatçı Ayhan Sicimoğlu rehberimiz. İtalya’nın başkenti Roma’dan başlayan dört günlük rotamızda dünya üzerinde ender bulunan trüf mantarının önemli iki adresini, Gubbio ve Citta di Castello’yu ziyaret edecek, dünyanın en eski üniversitesinin kurulduğu Bologna’daki şehir turumuzla gezimizi tamamlayacağız. Gubbio’da Piero Musini’nin çiftliğinde “chi- kong” seansıyla başlayacak yolculuğumuzda ustaların önderliğinde ve eğitimli köpekler eşliğinde geleneksel trüf avına katılıyoruz. Beyaz trüfün anavatanı olan bölgelerde, Orta Çağ atmosferini taşıyan büyüleyici kent dokusuna karışıp, geleneksel mutfağın tadına bakacağımız leziz akşam yemeği sofralarına oturacağız.

Bahar Akıncı ile Fas Turu (7-11 Kasım 2018)

Çölün ve denizin gizemli coğrafyası Fas’a Bahar Akıncı eşliğinde yola çıkıyoruz. Kazablanka’daki şehir turumuzda Hasan II Camii gibi tarihî ve görkemli yapıları göreceğiz. Kazablanka’da geçirilecek bir gecenin ardından Marakeş macerasına adım atacağız. Rengarenk tarihî çarşısını ve gün boyu hareketli “Mucizeler Avlusu” denilen şehir meydanı Jma El Fna’yı göreceğimiz şehir gezisinin akşamında masalsı bir deneyim vadeden Chez Ali Gecesi Turu alternatifini deneyimlemelisiniz. Marakeş’ten Atlantik kıyısına doğru geçiyoruz. Unesco Dünya Mirası olan Essaoira’yı gezeceğiz. Kale ve Balıkçı Limanı ardından bir başka keşfe çıkıyoruz. Şirin dar sokakları, canlı renklere bürünmüş evleriyle Medina şehrinin büyülü otantizmine karışacağız. Maceranın son halkasını Atlas Dağları’nda 4x4’lerle doğanın harikalarına gerçekleştireceğimiz yolculuk oluşturuyor. Kik Platosu’nda coğrafyanın nimetlerine hayranlıkla bakacak; Mulay Brahim, Taddart köylerinde vereceğimiz molalarda yerel dokunun rüzgârına kapılacağız.

Mauritius;

Biz Kısaca Cennet Diyoruz

Palmiye ağaçlarının gölgesinde dinlenirken etrafınızdaki doğaya büyülenerek bakacaksınız. Mark Twain’in “Önce Mauritius yaratıldı, sonra cennet ondan esinlenilerek yaratıldı” cümlelerine hak verdiren bir doğa harikası...

Hint, Afrika ve Avrupa kültürlerinin buluştuğu, pudra beyazlığında kumsalları, yakut mavisi okyanus kıyısıyla bir ada ülkesi Mauritius. Hint Okyanusu kıyısında yer alan ada, seyahatinde konfor ve kalitenin birleşimini arayanlar için en doğru adres. Lüks spa salonlarında yorgunluk atma, yüksek standartlarda golf oynama ve at biniciliği gibi birçok olanağın bulunduğu Mauritius yaz ve balayı turizminin gözde merkezlerinden. Uçurtma sörfü ve dalış, geniş su sporu olanakları içerisinde en çok tercih edilenleri. Geçmişte korsanların uğrak noktası bugünün cennet adası Mauritius’ta mistik Hint tapınaklarını gezebilir, sömürge dönemlerinde kölelerin sığınağı Le Morne Dağı’nda tarihe tanıklık edebilirsiniz. Spordan kültürel gezilere birçok etkinliği yüksek standartlarla konuklarına sunan Mauritius’ta doğanın cazibesine kapılmak için çok neden var.Zengin bir biyoçeşitliliğe sahip olan ada, her an karşılaşabileceğiniz ender kuş türlerinden pembe güvercin ve Mauritius kerkenezinin de evi. Botanik bahçeleri, su altı zenginlikleriyle doğanın ihtişamını yansıtan adada, palmiyeleri dinlemek, dev kaplumbağalarla selamlaşmak ya da yunuslarla kulaç atmak başınıza gelebilecek olası güzelliklerden sadece birkaçı.

Adanın Tadı Başka

Mauritius, üst düzey standartlarda hizmet veren şık restoranlarıyla Hindistan, Fransız, Britanya ve Afrika mutfaklarının harmanlandığı Creole lezzetlerini tatmak için birçok alternatif sunuyor. Table du Chateaux, şık bir akşam yemeğinden daha fazlasını, konforlu ve leziz bir akşam keyfini vadediyor.

Four Seasons Anahita

Mauritius’un muhteşem doğasında keyifli bir tatil için en iyi seçeneklerden biri Four Seasons Anahita. Hizmet kalitesinden ödün vermeyen Four Seasons, sizi cennet adanın en huzurlu köşelerinden birine çağırıyor. Konforlu zaman geçirebileceğiniz spa salonları, eşsiz kumsalı, golf imkanları, göze ve damağa hitap eden efsaneleşmiş mutfağı ile Four Seasons Anahita’da keyif sürmenin tam zamanı.

The St. Regis Mauritius Resort

Mauritius’un güneyinde Le Morne Brabant yarımadasındaki St. Regis uçuk sarı kumsalı, eski tarz şıklığı, okyanusun engin manzarasına nazır 172 odası ile sizi otantik ve nezih bir tatile davet ediyor. Ayaklarınızın ucunda okyanus, arkanızda Le Morne Dağı’nın heybetiyle St. Regis muazzam doğal güzelliklere ev sahipliği yapan bir konumda. Uçurtma sörfü, dalış, su kayağı, kano gibi dünya sporlarını dünya standartlarında tecrübe edebilirsiniz. St. Regis size tatilin tanımını yeniden yaptıracak.

Lux Belle Mare

Adanın doğusunda yer alan en güzel kumsallardan birine sahip Lux Belle Mare’de doğanın verdiği huzuru yakalayacaksınız. Süit odaları, beyazın sakinliğine bürünmüş dekorasyonuyla sizi hayaller alemine daldıracak güzellikteki Lux Belle Mare’da kendinizi akan zamana bırakın. Kokteyl yapım seansları, dans dersleri gibi aktivitelerle tatilinizin eğlence dozunu artırabilirsiniz. At binmeyi seviyorsanız, keyif ehli Belle Mare kasabasının kıyısında unutulmaz bir deneyim sizi bekliyor.

Trou aux Biches Beachcomber Golf & Spa Resort

Sınırsız maviliğe nazır upuzun bir kumsal, hemen ardında palmiyeler ve muhafaza edilmiş güzelliklerin ortasında Trou aux Biches. Havuzlu all-suite odaları, lüks villa seçenekleriyle sizi yeşilin ve mavinin buluştuğu noktada keyif sürmeye çağırıyor. Tesis, Grand Baie şehir merkezine sadece 10 dakika mesafede bulunuyor. Dilerseniz kuytularda huzurlu bir inzivaya çekilin, dilerseniz şehrin merkezindeki kafe, bar ve restoranlarla dolu hareketli sokakların kalabalığına karışın.

Tanzanya'nın Ahengi Rengarenk ve Vahşi

Afrika’nın göbeğinde vahşi doğanın kalbi bir ülke Tanzanya. Doğasına, insanına ve egzotik canlılarına ayrı ayrı hayran kalacaksınız...

Vahşi Doğanın Kalbine Yolculuk

Tanzanya’ya yapacağınız bir seyahatte hayatınız boyunca unutamayacağınız anılar biriktireceğiniz kesin. Vahşi yaşamın derinlerine sokulabileceğiniz safarilere katılmak, yüzden fazla farklı etnik topluluğun sıcacık insanlarıyla tanışmak, özgün müziği, ritüelleri ve el sanatlarıyla Afrika kültürünü keşfetmek için sabırsızlanmamak mümkün değil.Tropikal iklimin hüküm sürdüğü bu eşsiz coğrafya Afrika’nın en yüksek doruğuna ev sahipliği yapıyor. Binlerce metre yüksekliğe ulaşan Kilimanjaro Dağı tüm görkemiyle sizi şaşırtacak. Dünyanın en büyük volkanik krateri Ngorongoro’yu gördüğünüzde yerkürenin nefes alışını hayal etmek mucizevi bir deneyim.

Yaşamın Harmonisine Davet

Tanzanya’nın “Big Five” denilen büyük beşlisi; fil, aslan, leopar, gergedan, bufaloların yaşayışına ve her sene büyük heyecanla beklenen Büyük Göç’e tanıklık ettiğinizde zihninizde muazzam manzaralar kalacağı şüphesiz. Ender bulunan vahşi memelilerin, kuş türlerinin, sürüngenlerin ve dünya üzerinde ağaca tırmanabilen tek aslan türünün yuvası Tanzanya. Hayatın akışının kendi yolunu ve uyumunu ustalıkla bulduğunun canlı kanıtı. Tanzanya’nın resmi sloganı Swahilice “Uhuru na Umoja” sözü “Özgürlük ve Birlik” anlamına geliyor. Özgür ve bir arada yaşamın mabedi bu topraklar bu sloganı fazlasıyla hak ediyor. 1956’da Akademi Ödülleri’ne layık görülmüş bir belgesele konu olmuş Serengeti Bölgesi ise vahşi doğanın korunması için verilen mücadelenin anavatanı. Sayısız milli park, doğa rezervi ve koruma alanının bulunduğu bu coğrafya sizi doğanın tüm melodilerini işitmeye, Afrika kültürünün ahengini keşfetmeye çağırıyor.

Zanzibar Takımadaları

Tanzanya’da anakaranın ötesinde yer alan Zanzibar takımadalar bölgesi bir diğer doğa ve kültür harikası. Pemba, Mafia, Unguja, Latham ve Zanzibar’ın oluşturduğu takımadalar bölgesi muhteşem plajları ve mütevazı kasabalarıyla konuklarını ağırlamayı bekliyor. Zanzibar’ın geçmişte başkentliğini yapmış olan en büyük şehri Stone Town’ın daracık ve rengarenk sokaklarında Afrika tarihi ve kültürüne eğlenceli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Efsane grup Queen’in solisti, Zanzibar doğumlu Freddy Mercury'nin dünyaya gözlerine açtığı ev de Stone Town meydanında bulunuyor. Stone Town’un en büyük ve en yüksek binası House of Wonders’ı ziyaret ettiğinizde, geçmişte işlek bir ticaret rotası olan Zanzibar’a deniz ticaretinin kattığı kültürel çeşitliliğe dair fikir edinebilirsiniz. Yerel lezzetler konusunda da iddialı bir yer Zanzibar. Konuksever yerlilerin evlerine davet edilebilir, sokakların arasında ya da sahilde sımsıcak atmosfere sahip restoranlarda geleneksel Swahili lezzetlerini tadacağınız akşam yemeği sofrasıyla güneşi batırabilirsiniz. Tropikal lezzetler baharatsız olmaz. Zanzibar baharat bahçelerinde gezintiye çıktığınızda koku ve tat duyularınızla hafızanıza kazınacak anılar biriktireceksiniz. Kültürlerin ve doğanın tüm renklerini barındıran ülke Tanzanya’nın Swahilice “Hakuna Matata” deyişini bilirsiniz. Takma kafana, sorun yok anlamına gelen deyiş, modern zamanlara ve modern hayatın döngüsüne ironik bir başkaldırı desek yeri. İnsan ve doğa uyum içinde buluşunca Hakuna Matata!

Four Seasons Safari Lodge Serengeti

Tanzanya’da konaklama tercihinizi Four Seasons’tan yana kullanmak için çok fazla sebebiniz var. Doğal yaşam alanı Serengeti Bölgesi’nin tam kalbinde bulunan Four Seasons Safari Lodge Serengeti, size daha önce deneyimlemediğiniz fantastik bir konaklama seçeneği sunuyor. Serengeti Milli Parkı’nda vahşi yaşamın içerisinde konumlanan Four Seasons size özel düzenlenen safarileriyle meraklı ve maceracı yanınızı harekete geçirecek. Afrika stili renkli yerel motiflerle dekore edilmiş odanızda kendinizi bu coğrafyanın mistik atmosferine bırakabilirsiniz.

Arap Yarımadası’nda Işıldayan Cevher;

KATAR

Hızla gelişen turizm potansiyeliyle son yılların gözdesi, Birleşik Arap Emirlikleri’nin incisi Katar. Arap kültürü ve gelenekleriyle modern çağın dinamiklerini buluşturan, göz kamaştırıcı kıyılarında eşsiz gün batımlarına davet eden Katar, seyahat planlarınızda ertelenmemesi gereken bir rota.

Katar hem Basra Körfezi’nin dingin mavisiyle hem de mistik kumul tepeleriyle kaplı çölüyle eşsiz doğal güzelliklere sahip. Kumul tepeleri arasından araçla kısa bir yolculuk sonrası denize ulaşmanın büyüleyici ve arındırıcı bir etkisi var. Kumulların üzerinde günübirlik çıkılacak turların yanı sıra, lüks Arap çadırlarında konaklama yaparak daha uzun süreli bir çöl macerasına çıkabiliyorsunuz. Arap kültürünün ruhani havasını bu çöllerde solumak bambaşka.Gelişen ekonomisiyle Katar, dünyanın gözde ticaret merkezlerinden. Ticaretin hem çağdaş hem geleneksel yönünü koruyan ve geliştiren ülkede lüks alışveriş merkezlerinden otantik çarşılara görülecek ve gezilecek çok şey var.

Katar’ın İncisi

Doha

Katar’a seyahatinizde vaktinizin çoğunu Doha’nın kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetmeye ayıracağınız kesin. Başkent Doha, çarşıları, müzeleri, yerel lezzet durakları, parkları, rüya gibi sahilleriyle sizi misafir etmek için sabırsızlanıyor. Şehrin tam kalbinde ticaret ve kültür geleneğini hala yaşatan Souq Waqif çarşısında geçmişe yolculuk yapmak, anılar biriktirmek, rengarenk çarşının leziz baharatlarından tatmak bu seyahatin olmazsa olmazları arasında. Suriye-Lübnan mutfağının geleneksel tatlarına doyamayacak, Arap kültürünün eğlence geleneklerini yerinde deneyimleyecek, Aspire Park’ta bulunan, hamile ağaç diye bilinen Toborochi ağaçlarının sevimli görüntüsünü unutamayacaksınız. Sahilde eski tarz yelkenliler geçmişin sularından bugünün kıyılarına taşınmış gibi çıkacaklar karşınıza. Günbatımında bu yelkenlilerle tura katılma fırsatını kaçırmamalı. Doha Kornişi denilen kıyı boyunca keyifli bir yürüyüşün sonunda şehrin sembollerinden İnci Anıtı’na rastlayacaksınız. Doha Limanı’nın ucunda bir adacığın üzerinde tüm ihtişamı ve zarafetiyle İslami Eserler Müzesi sizi bekliyor. Gördüğünüz ilk anda mimarisine hayran kalacak ve içerisini gezmeden evvel bir süre bu büyüleyici mimariyi seyre dalmak isteyeceksiniz. İslami sanatın en güzel örneklerini inceleme fırsatı bulacağınız bu müzede mücevher koleksiyonlarından tablolara, seramiklerden el yazmalarına kadar birçok eser mevcut. Tac Mahal’in mimarı Shah Jahan’a ait iri elmas ve zümrütlerle bezeli kolye ise mücevher koleksiyonunun nadide ve en hoş parçalarından biri.

Doha’nın İncisi

The Pearl Qatar

The Pearl Adası, her yıl tüm dünyadan ziyaretçilerin akın akın ziyarete geldiği, Katar’ın en ünlü çekim noktalarının başında geliyor. Ada; marinaları, lüks villaları, otelleri, dünya markası butikleri, alışveriş seçenekleriyle Katar’ın cazibe merkezi. The Pearl Qatar’ın Qanat Semti’nin rengarenk evlerle kaplı sokaklarında gezinmek, kafelerinde, lüks restoranlarında keyifli vakit geçirmek oldukça çekici. Aynı zamanda, sörf ve kano gibi su sporlarını deneyimleyebileceğiniz birçok alternatif sizleri bekliyor. Adanın kıyılarında Basra Körfezi’nin engin maviliklerine dalıp gidebilirsiniz. Doha'nın incisi, göz alıcı The Pearl Qatar’a uğramadan Katar seyahatinizi tamamlamış olmayacaksınız.

Doğanın Mucizesi

Al-Thakira

Alternatif rotalara meraklı olan gezginler kuzeyde yer alan Al-Khor şehrinde Al Thakira Mangrovları’nı görmeliler. Mangrov ağaçlarının ağırbaşlı ve teskin edici güzellikleriyle suyun üzerine salınışı doğanın mucizelerini kanıtlar nitelikte. Mangrov ağaçlarının yeşilliği arasında kanoyla gezinebilir, su seviyesinin çok düşük olduğu ocak ayında ise deniz ayakkabınızla suyun içinde yürüyüşler yapabilirsiniz.

Qatar Havayolları

Hizmet kalitesiyle birçok ödüle layık görülen, Katar’ın bir diğer incisi. Dünya çapında bir havayolu şirketi olan Qatar Havayolları, 150’den fazla destinasyona seyahat imkânı sağlıyor. Sizi el üstünde tutan özeniyle Qatar Havayolları’nda en şık seçenek ise first class uçuş deneyimi. Size lüksü tüm doğallığı ve ışıltısıyla yaşatacak Doha Havalimanı’na vardığınızda ise dünyanın en göz alıcı havalimanında seçkin bir konuk olduğunuzu hissedeceksiniz. İhtişamlı bir mimariye sahip olan havalimanında sizi transit vize, konaklama ve Doha şehir turu gibi benzersiz birçok fırsat bekliyor. Konukların uçuş öncesi ve sonrası konforunun detaylıca düşünüldüğü hizmetleriyle bir havalimanından ziyade bir yaşam alanı atmosferi oluşturuyor. Qatar Havayolları ve Doha Havalimanı, sizi konforlu ve keyifli bir yolculuğa çağırıyor ve bunu yaparken hizmet anlayışını bir havayolu firmasından ve bir havalimanından beklenenin millerce ötesine taşıyor.

Suyun Yolunda Yılın Sonunda


5* Deluxe Nehir Gemisi Oscar Wilde ile Tuna Nehri

Macaristan’da, kültürlerin kavşağı olan bir limandan, Budapeşte limanından yola çıkıyoruz. Yolculuk boyunca hem konforu hem eğlenceyi yaşatacak nehir gemimiz Oscar Wilde’daki huzurlu suitinizde, Avrupa’nın en uzun ikinci nehri Tuna boyunca ilerleyerek, 4 ülke görme şansına sahip olacaksınız. Bratislava’dan geçerek Tuna Nehri’ne adanmış Blue Danube’un bestecisi Johann Strauss’un şehri, Avusturya’nın başkenti Viyana’ya varacak, yeni yıla Tuna’nın dingin melodisine kulak vererek merhaba diyeceksiniz. Romantik bir çekiciliğe sahip tepeleri ve eşsiz Tuna Nehri manzarasıyla Wachau Vadisi’nden geçerken eski yapıların mimarisiniseyredoyamayacaksınız.Tunaüzerindekirotamız, Almanya Münih’te panoramik şehir turuyla son bulacak.

5* Deluxe Nehir Gemisi

Yolculuğumuza Hollanda’dan başlıyoruz. Tarihi dokusu, huzur verici kanalları, parkları, sanat dolu sokaklarıyla Amsterdam’da bir şehir turunun ardından yola düşüyoruz. Yüzyıllar boyu deniz yolcularını taşımış tarihi öneme sahip Ren üzerinde, Esprit’in nehir manzaralı süitindesiniz. Ren’i çoğunlukla Almanya içerisinde izleyeceğimiz seyahatte Düsseldorf’tan Köln’e varacak, Koblenz’de Romantik Ren Parkuru’ndan geçecek ve rotamızın son noktası Frankfurt’a doğru ilerleyeceğiz. Köln’de sizi ihtişamıyla karşılayacak gerçek bir şaheser olan Köln Katedrali’nin büyüleyiciliğine saygı duymamak elde değil.

Esprit ile Ren Nehri

Hele ki Almanya’nın en eski şehrinde, büyüleyici manzaralar eşliğinde yeni yılı selamlamak! Fakat yıl biter yol bitmez! Ren’in sularındaki yolculuğumuz yılın bitimiyle son bulmuyor. Kendinizi muazzam tablolar misali küçücük kıyı kasabalarında hayal edin. İki bin senelik bir tarihe sahip Koblenz’desiniz. Hayallere daldıran masalsılığıyla Romantik Ren Parkuru, tarih ile bugün arasında düşsel bir deneyim yaşamanıza vesile olacak. Bu keyifli turun sonunda, Moselle ve Ren Nehri’nin ayrıldığı nokta olan Mainz bölgesinde bir hafta boyunca bizi sularında konuk eden Ren Nehri’ne veda edeceğiz.

5* Deluxe Nehir Gemisi Lord Byron ile Rhône Nehri

Lyon’dan yola çıkıp Fransa’nın güneyine Avignon’a Rhône Nehri’nin derin suları üzerinde seyahat ediyoruz. Doğduğu kaynak itibariyle İsviçre Alpleri’nin ruhunu taşıyan ve Akdeniz’e varan Rhône Nehri üzerindeyiz. Nehrin iki yakasında üzüm bağlarıyla meşhur Rhône Vadisi, Vienne’den Avignon’a kadar olan bölgeyi kapsıyor. İşte siz bu bölgede, Lord Byron nehir gemisinin, konforlu ve şık kamaralarında yahut muazzam manzaralara tanıklık edeceğiniz güvertesinde Fransız bağlarının kalbine yolculuk ediyorsunuz. Vienne’in ardından kültürel ve sanatsal tarihiyle haklı bir üne sahip Avignon’a yola koyuluyoruz. Rhône üzerinde tarihi yapı Palais de Papes ile meşhur Avignon Köprüsü’nü görünce köprüye yazılmış şarkıya kulak vermeden edemeyeceksiniz. Yeni yılı Avignon’da karşıladıktan sonra dönüş istikameti tekrar Lyon olacak.


Üzüm Salkımının Peşinde

Bağ Bozumu Rotaları


Sonbahar bağ bozumu müjdecisidir. Bu mevsimde Tekirdağ’dan Elazığ’a yurdun dört bir yanındaki bereketli bağların üzümleri şölenlerle toplanır.

Bağ bozumu denince akla gelen ilk yerlerden biri Trakya. Tekirdağ ve Kırklareli Trakya’nın en verimli bağlarına, en gelişmiş bağcılık kültürüne ev sahipliği yapıyor. Kırklareli, “Tarihi Dionysos Şarap Yolu” üzerinde yer alan Arcadia Bağları gibi geniş bağ arazilerini barındırıyor. Tekirdağ’da Türkiye’nin ilk ve tek bağcılık müzesinin bulunduğu Şarköy’ün Mürefte bağları, köklü bir kültürün vazgeçilmez cevheridir. Rota Trakya’dan Ege’ye doğru uzanırken Gelibolu, Eceabat yörelerinde Ege’nin leziz üzümlerinin salındığı bağlar karşımıza çıkıyor. Bağcılığın bir diğer adresi ise Kapadokya. İç Anadolu’nun lavlarla bereketlenmiş topraklarında yetişen eşsiz üzümler ve bu üzümlerle üretilen şarapların tadı çoğu yerde rastlanılan çeşitlerden çok daha farklı, benzersiz bir lezzette. Bu coğrafyanın eşsiz dokusunu da hesaba katınca bağ bozumu atmosferinin etkileyiciliği kat be kat artıyor. Anadolu’nun üzüm bağları yönünden zengin bir diğer bölgesi ise Elazığ. Öküzgözü üzümlerinin damakta kalan buruk lezzeti Mezopotamya’ya has bir kimliği sofralara taşıyor. Yurdun dört bir yanında pastel tonlara, kızıla, sarıya bürünen mevsim sonbaharda, yıl boyu üzüm bağlarına verilen emeğin bereketli meyveleri bağ bozumu şölenleriyle toplanıyor. Bir geleneğin köklerine doğru uzanan bağ bozumlarına tanık olmanın kıymeti ve anısı ise bambaşka.

Şölen Kültürüne Yolculuk

Bağ Bozumu Festivali’ne Davetlisiniz

Ege’nin, tavrına hayran bıraktıran kalender meşrep adası Bozcaada, bağ bozumu coşkusunun görkemli yaşandığı bir başka rota. Bozcaada’nın kültürü, üzümle, denizle ve göğün rüzgârıyla harmanlanmış. Burada basılan paraların üzerinde üzüm salkımı resmi bulunmasına şaşırmamalı. Üzüm, bu toprak parçasında adeta hayatın kaynağı, bağ bozumu şölenleriyse Dionysos’un ruhuna bir selam niteliğinde. Ayların en bereketlisi eylülde, Bozcaada Bağ Bozumu Festivali Turu’na çıkıyoruz. 7-9 Eylül’de gerçekleşecek olan festivalde bağcılık ve şarapçılığın inceliklerine tanık olacak, adalı markaların ürünlerini tadacak ve festivalde birçok konser, sergi vb. etkinliğe katılma fırsatı bulacaksınız. Her yıl gerçekleşen, tüm yönleriyle gerçek bir kültürel şölenin, bir ritüelin tanığı olma fırsatı kaçırılmamalı. Bağcılıktan Bakucha Vineyard Hotel Lüleburgaz, Kırklareli Köklü üzümcülük tarihine sahip Trakya’nın Hamitabat yöresinde, verimli üzüm bağlarının arasında geleneksel ile moderni buluşturan bir konaklama deneyimi sizi bekliyor. Istranca Dağları’nın eteklerinde geniş bir alanı kaplayan, envai çeşit üzümün üretildiği Arcadia Bağları, doğanın insana sunduğu harikulade bir hediye. Bu bağların tam kalbinde yer alan Bakucha Vineyard Hotel ise bu hediyenin kıymetini çok iyi biliyor. Konuklarına huzur ve kültür dolu bir konaklama deneyimi sunan Bakucha’da, üzüm bağlarının arasında gezinmek, şato mimarisine sahip tesisi ziyaret etmek mümkün. Bakucha’da Şefin Masası, lezzetlerini bostandan ve köylerden gelen taptaze ürünlere borçlu. Ekoloji ve sanatı bir arada duyumsayacağınız bu otel, sizde yepyeni bir tatil anlayışı yaratacak cinsten. Arcadia Bağları’nın muazzam zenginliği ve görüntüsüyle mest olacak; mitolojide Arcadia’nın “yeryüzündeki cennet” anlamına geldiğine hiç şaşırmayacaksınız. başka adanın kültürel ve doğal zenginliklerini de görmeden dönmek olmaz. Adanın sembollerinden biri olan rüzgâr gülleri ve Polente Feneri, adanın tükettiğinden 30 kat fazla elektriği üretiyor. Adanın batı ucunda Ege’nin sularına nazır konumlanan rüzgâr gülleri doğa ve insanın el ele olduğunu hatırlatan yerlerden. Adanın en eski yapısı Bozcaada Kalesi ise ihtişamlı görüntüsü ve müzeleriyle ilgi çekici bir diğer uğrak. Bozcaada’da denizin tadını çıkarabileceğiniz oldukça fazla sayıda koy ve plaj mevcut. En çok tercih edilenlerinin başında ise güzelliğiyle büyüleyen Ayazma Plajı geliyor. İncecik kumlu plaja doğru inerken karşılaşacağınız Ayazma Manastırı’nın çınarlar altındaki sükûnetine naif bir tebessümle karşılık vermek isteyeceksiniz.

Hotel Caeli Eceabat, Çanakkale

Gelibolu Yarımadası’nda Trakya Ege’ye doğru uzanırken eşsiz bağlarla sarılır dört bir yanınız. Eceabat Kumköy’de Porta Caeli bağları ve Hotel Caeli, üzüm bağlarının ortasında bir kültürün sürekliliğine tanık olmaya çağırıyor. Özenle işlenen üzümlerin Porta Caeli şaraplarına dönüştüğü bu tesis konaklamaya gelen misafirlerini de bu büyülü atmosfere ortak ediyor. Dünyanın seçkin üzümleriyle adlandırılan ferah ve şık odalarında sizin rahatınız için her şey düşünülmüş. Spa, Türk hamamı, sauna ve fitness gibi alternatiflerle hem zihninizi hem bedeninizi rahatlatabilir, Fransız bakım yöntemi Vinotheraphy ile üzümün tazeliğini cildinize taşıyabilirsiniz. Üretim tesislerinde şarabın yolculuğuna tanıklık ve eşlik etmek bir kültürün sanata evrilen yüzünü tüm incelikleriyle tanımanızı sağlayacak.

Bakucha Vineyard Hotel Lüleburgaz, Kırklareli

Köklü üzümcülük tarihine sahip Trakya’nın Hamitabat yöresinde, verimli üzüm bağlarının arasında geleneksel ile moderni buluşturan bir konaklama deneyimi sizi bekliyor. Istranca Dağları’nın eteklerinde geniş bir alanı kaplayan, envai çeşit üzümün üretildiği Arcadia Bağları, doğanın insana sunduğu harikulade bir hediye. Bu bağların tam kalbinde yer alan Bakucha Vineyard Hotel ise bu hediyenin kıymetini çok iyi biliyor. Konuklarına huzur ve kültür dolu bir konaklama deneyimi sunan Bakucha’da, üzüm bağlarının arasında gezinmek, şato mimarisine sahip tesisi ziyaret etmek mümkün. Bakucha’da Şefin Masası, lezzetlerini bostandan ve köylerden gelen taptaze ürünlere borçlu. Ekoloji ve sanatı bir arada duyumsayacağınız bu otel, sizde yepyeni bir tatil anlayışı yaratacak cinsten. Arcadia Bağları’nın muazzam zenginliği ve görüntüsüyle mest olacak; mitolojide Arcadia’nın “yeryüzündeki cennet” anlamına geldiğine hiç şaşırmayacaksınız.


Yükselen Trendler

Ruhu Arındıran Bir Tatil İçin Selimiye

Melek Hotel Selimiye

Marmaris’in şirin balıkçı köyü Selimiye’de denizin kıyısında bir tatil için Melek Hotel Selimiye sizi bekliyor. Selimiye’nin huzur veren manzarası, limanın sakinliği, yemyeşil doğası içinde eşsiz bir tatil deneyimi sunan Melek Hotel’in mütevazı şıklığı sizi evinizde hissettirecek. Selimiye’nin muhteşem günbatımını seyre dalıp kendinizi yanı başınızdaki denizin dinginliğine bırakın. Melek’in mutfağı, Caridea Restoran’da Ege’nin otları ve sebzeleriyle hazırlanmış leziz yemekleri tadarak yaz akşamlarının tadını çıkarın.

Trend Alarmı

Bu Yazın Modası Celine Fi̇le Çantalar

Vintage moda ikonu file çantalar bu yaza damgasını vurmaya hazırlanıyor. Son yıllarda minimalizm ve sadeliğin ön planda olduğu çanta tasarımları hafif, rengarenk ve şık file çantalarla bu yaz göz dolduracak. Dünya çapında ünlü Fransız markası Céline yeni file çanta modasının öncülerinden. Zarif tasarımlarıyla göz dolduran Céline, eskilerin pazar filesine yepyeni bir çehre kazandırıyor.

Kokuyu Sanatla Buluşturan Parfüm

Gucci Bloom

İtalyan moda tasarımcısı Alessandro Michele’in Gucci için yarattığı ilk parfümü Gucci Bloom sanatı ve kokuyu buluşturuyor. 2015’te Gucci’nin kreatif direktörü olan Michele, moda dünyasında yarattığı Rönesans etkisini kokular dünyasıyla birleştiriyor. Yasemin ve zambak notaları içeren, ayırt edici içeriği Hindistan çiçeği “quisqualis indica” olan Gucci Bloom ile baharın ve modanın kokusu üzerinize sinecek.

Modaya Bir de Bu Gözle Bakın

Mr. Boho Gözlük

Mr. Boho’nun yenilikçi ve özgür tasarımlı gözlükleriyle farkınızı ortaya koyun. Tasarımlarında sadeliği, kullanım kolaylığını ön plana alan Mr. Boho gözlüklerle tarzınızı şık bir parçayla tamamlayabilirsiniz. Trendleri kullanıcısıyla beraber yakalamayı, yaratmayı hedef edinen Mr. Boho gözlüklerin garantisi İtalyan kalitesi.

Catspad ile Gözünüz Arkada Kalmasın

Catspad

Gün içinde ya da uzun seyahatlerinizde aklınız kedinizde kalmasın. Siz evde yoksanız Catspad evde. Kediniz için belirlediğiniz ölçekte mama ve temiz su tedarik eden yeni nesil akıllı mama kabı Catspad ile kedinizin sağlıklı, dengeli beslenmesini sağlayın. Bir kedi için 1 ay boyunca yetecek kuru mama ve su bulunduran besin ünitesi en sevimli dostunuza siz yokken çok iyi bakıyor.

Evinize Afrika Estetiği

African Daydream

Evinizi otantik eşyalarla donatmaktan hoşlanıyorsanız African DayDream tam size göre. Afrikalı kadınların yarattığı rengarenk örme ev eşyaları evinize farklı bir hava katacak. African DayDream’in kadın emeği el işi örme sepetleri küçük eşyalarınızı yerleştirmek için oldukça şık ürünler. Salonunuzun duvarlarını, mutfak tezgahınızı, balkonunuzu bu özgün ürünlerle dilediğiniz gibi dekore edebilirsiniz. Afrika’nın doğallığını yansıtan örme sepet çanaklar ve saksılıklarla evinizin her köşesini samimi bir estetiğin güzelliğine teslim edin.



Işıldayan Konfor

Ritz-Carlton Doha


Doha’ya yapılacak bir seyahatte Basra Körfezi’ne uzanan engin manzarayı ve The Pearl Qatar’ı tam karşınıza alın. Eşsiz bir panorama eşliğinde konaklamanın adresi Ritz- Carlton Doha. Kalite ve şık dekorasyonundan ödün vermeyen Ritz-Carlton, Doha’da adanın otantizminin lüks ve seçkinlikle birleştiği bir otel. Konforlu süitinizde ya da havuz kenarında Doha’nın ışıldayan manzarasını seyre dalabilir, spa, fitness vb. imkânlardan yararlanırken kendinizi özel hissetmeye devam edebilirsiniz. Arap coğrafyasının kültürünü en zarif nitelikleriyle yansıtmayı başaran beş yıldızlı otel, Doha seyahatinizi unutulmaz kılacak. İster sevdiklerinizle ister iş amaçlı gitmiş olun, Ritz-Carlton Doha, her konuğuna ayrı özen göstererek benzersiz bir deneyim sunuyor. Ödüller kazanmış restoran, lounge ve kafe servisleriyle bu coğrafyanın leziz mutfağını Ritz-Carlton ayrıcalığıyla tadacaksınız. Ritz-Carlton Doha’da kaldığınız süre boyunca şundan emin olmaya başlayacaksınız; burada konaklamak demek anılar, huzur, lüks biriktirmek demek.






Diğer Sayılar