SeturSelect

2 Yaşında!

Seyahatseverin hayalindeki tatili eksiksiz olarak organize edip ona sunmak, hatta hayallerinin bile ötesinde bir deneyime dönüştürmek SeturSelect için öncelikli bir amaç. Mayıs ayında, bu amaç doğrultusunda çıktığımız yolda 2 yılı geride bırakıyoruz. Tatil, bize göre insan hayatının en önemli anlarını oluşturan ve kusursuz planlanması gereken özel zamanlardan biri. Birlikte olduğumuz süre zarfında, bizi tercih eden seyahatseverler için bu serüveni özenle organize etmeyi amaçladık. Sadece planlamakla yetinmeyip bu süreçte onların tatil arkadaşı olduk. Çünkü bize göre tatil, seyahate çıkmaya karar verdiğiniz anda başlar ve en güzel deneyimlerle eve geri döndüğünüzde sona erer. Bu süreci başından sonuna kadar en iyi şekilde geçirmeniz bizim için çok önemli. Sizin için, size en uygun olanı bulup seyahatinizi mükemmelleştirecek, hayal ettiğinizi gerçekleştirip daha da ötesine taşıyabilecek seçenekleri, sizlerle birlikte değerlendirerek hep en iyiye ulaşmaya çalıştık.

Kalıpların içine sıkışmadan, seyahat dünyasını özgürce keşfettik. Sizi düşünen yakın bir arkadaşınız gibi; ulaşım alternatiflerini, size en uygun konaklama seçeneklerini, yurt dışı maceralarınız için vize işlemlerini, rehberlik hizmetlerini sizin için planladık. Tatilinizde en lezzetli yemekleri bulacağınız restoranları, en çok eğleneceğiniz aktiviteleri sizin için ajandanıza not edip, en ince ayrıntısına kadar bütün seyahatinizi balayı, gurme, macera, aile, spor, kültür gibi temalarla harmanladık. SeturSelect’le bir tatil, 2 yıldır hiçbir zaman sıradan bir tatil olmadı. Bundan sonra da size özel, seyahatin ötesinde deneyimlerle tatilinizde yol arkadaşınız olmaya devam edeceğiz.

Ayhan Sicimoğlu ile SeturSelect Turları

Ayhan Sicimoğlu, SeturSelect’in özel turlarında seyahatseverlere yol arkadaşlığı yapmaya devam ediyor. Son olarak Avrupa’da Fransa ve İtalya’ya düzenlediğimiz turlarda misafirlerimiz, Ayhan Sicimoğlu’nun birikimi, eğlenceli ve bir o kadar da keyifli sohbeti ile unutulmaz anlar yaşadılar. Ayhan Bey eşliğinde gerçekleştirdiğimiz turlarımız İtalya’nın Gubbio kasabasında, beyaz trüf mantarının peşine düştüğümüz turumuz ile başladı. İtalya’nın hâlâ Orta Çağ atmosferini yaşatan şehirlerini yakından tanıdık. Gubbio ormanlarındaki trüf mantarı avı kadar, Bologna’nın farklı atmosferine de karışmayı ihmal etmedik. Sonraki turumuzda romantizmle özdeşleşen havası, lüksün hâkim olduğu konaklama ve lezzet seçenekleri ile Fransız Rivierası’nı, Ayhan Sicimoğlu ile Côte d’Azur Turu’nda keşfetmenin ayrıcalığını yaşadık. En güzel kıyıları ile Nice, gösterişli mekânlarıyla St. Tropez ve Cannes şehirleri turumuzun önemli durakları oldu. Fransız Rivierası’nı Ayhan Sicimoğlu’nun gözünden tanıdık ve onun sesinden dinledik. Ayhan Bey’in kendi cümleleriyle Côte d’Azur turunda yaşananlara bir göz atalım.

“Côte d’Azur’un Nice şehrini merkez seçtik, bir gün batıya ve bir gün doğuya dolu dolu iki gün geçirdik. Chapel du Rosarie de Vence: Güneşe bakan duvar boydan boya cam vitraydır. Côte d’Azur’un üç rengi hâkimdir bu vitrayda; güneş sarısı, deniz ve gökyüzü mavisi ve tabiat yeşili. Bu üç renkten süzülen renkler karşı beyaz duvarı ve tüm kiliseyi güneş alçaldıkça değişen renklere bürür.” “Mougins'de çağlar arası bir yolculuğa çıkıyoruz. “Klasik Sanat Müzesi”ni geziyoruz. İngiliz koleksiyoner Christian Levett eski Roma’ya ve aynı anda çağdaş sanata meraklı genç bir iş adamı. Londra’daki evinde ve ofisindeki yüzlerce eski ve yeni sanat eserlerini tek başına veya arkadaşları ile paylaşmaktan sıkılmış olsa gerek. Tüm insanlar ile bunları paylaşmak için Mougins kasabasında bir sergi açmış.” “Günlük gezimiz Biot kasabasında dostum Mimi’nin barı “Les Arcades” ile noktalanıyor. Ufak kasabada ufacık ama dev bir bar/lokanta. 1960’lardan beri sanatçılar hâlâ burada buluşuyor, kahve içiyor, yemek yiyor ve para yerine hesabı bir sanat eseri bırakarak ödüyor. Alt kata özel bir müze oluşturacak kadar. Kendimi burada çok mutlu hissediyorum.”

Ayhan Sicimoğlu eşliğinde düzenleyeceğimiz turlarımız, bu yıl da tüm keyfiyle sürecek. Gubbio’nun yeşil doğasında, dünyanın en özel lezzetlerinden biri olan trüf mantarının peşine yeniden düşeceğiz. Ayhan Sicimoğlu ile Gubbio Trüf Mantarı Avı Turu, 27-30 Ekim tarihleri arasında seyahatseverleri bekliyor olacak. Bu yıl gerçekleştireceğimiz bir diğer tur ise Ayhan Sicimoğlu ile Sicilya Turu. 3-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz turda, Etna Yanardağı’nın yazdığı hikâyeyi Ayhan Sicimoğlu’ndan dinleyeceğiz. Dört gün sürecek turda Catania, Modica, Randazzo ve Taormina yerleşimlerini bilinmeyenleriyle keşfedeceğiz. SeturSelect’te Ayhan Sicimoğlu’nun katılımıyla düzenlediğimiz seçkin turlarımız, bütün renkleriyle devam edecek...

Issız Kıtanın Buzulları Arasında:

Antarktika

Sıra dışı Antarktika seyahatlerinde SeturSelect’i tercih eden Peyman ve Faruk Kolunsağ çiftinin yaşadığı deneyimler üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Turları esnasında yaşadıklarını merak ediyorsanız, bu keyifli söyleşiyi mutlaka okumalısınız.

SeturSelect birçok seyahatseverin yol hikâyesinde onlara arkadaşlık ediyor. Sizin SeturSelect’le olan arkadaşlığınız nasıl başladı?

Murathan Mungan’ın dediği gibi: “Yol değil, yolculuktur önemli olan!” Uzun süredir gerçekleştirmeyi planladığımız Antarktika gezimizin organizasyonu için bir acente arayışındaydık. Zira yolculuğumuz birçok aktarma içeriyordu ve Antarktika’daki hava durumunun değişkenliği sebebiyle esnek uçuş tarihleri belirlemeliydik. Bunun için SeturSelect danışmanımızla yaptığımız görüşmeler bize güven verdi. Nitekim seyahat sonunda yanılmadığımızı anladık. Bizim için çok keyifli bir deneyim oldu.

Antarktika... Bir maceracının, bir seyahatseverin hayallerini süsleyen, belki de gidebileceği en uzak ve en zorlu seyahatlerden biridir. Bu yolculuktaki deneyimlerinizden bahseder misiniz?

Heyecan, Antarktika’ya ulaşmadan önce başladı. Atatürk Havalimanı’ndan iyi planlanmış birkaç aktarmayla, Antarktika’ya geçeceğimiz Şili’nin Punta Arenas şehrine ulaştık. Hareket etmeden önce şehri keşfedebileceğimiz bir günümüz vardı. Burada Charles Darwin’in araştırma gemisini görme şansı bulduk. Sonraki gün, iki saatlik bir uçuşun ardından King George Adası’ndaki Frei Araştırma İstasyonu’na vardık. Askeri bölgede yarım saatlik bir yürüyüşün ardından gemimizin kalkacağı körfeze ulaştık. Birçok ülkeden gelen 64 yol arkadaşımızla birlikte bir hafta kalacağımız gemimize geçtik. Kıtanın kuzeybatısında, ana kara haricinde Gerlache Geçidi, Cierva Koyu, Hydrurga Rocks Adası, Coverville Adası, Danko Adası, Deception Adası gibi yerleri görme fırsatımız oldu. Gündüzleri zodyaklarla oşinograf, biyolog, mineralog gibi bilim insanları eşliğinde kıtaya çıkıp incelemeler ve yürüyüşler yaptık. Arzu edenler kano yaparak vakit geçirdiler. Akşamları ise bilim insanlarından, Antarktika’daki yaşam hakkında bilgiler edindik. Gezimizin en güzel yanlarından biri, bahsettiğim bilim insanlarıyla birlikte olmamızdı. Az sayıda yolcu da daha rahat bir seyahati mümkün kıldı.

Dünyanın en ıssız ve vahşi kıtasında nelerle karşılaştınız? Sizin gözünüzden Antarktika nasıl görünüyor merak ediyoruz. Sizi en çok etkileyen fotoğrafınızın hikâyesini bizimle paylaşır mısınız?

Gittiğimizde Antarktika’da yaz mevsimiydi ve sıcaklık -10 ile -3 derece arasında değişiyordu. Kıtada, ülkelerin araştırma istasyonlarındaki görevli bilim insanları haricinde daimi bir insan yaşamı veya bitki örtüsü yok. Kıyılarda kayalar üzerinde eser miktarda liken ve yosunlar görünüyordu. Bunun yanında tamamıyla el değmemiş ve korunan bir coğrafya. Ana kıtaya çıkarken giydiğimiz özel çizmeleri, herhangi bir bakteri taşımamak adına gemiden ayrılırken ve gemiye döndüğümüzde dezenfekte etmemiz gerekiyordu. Ayrıca ceplerimizde rüzgârda uçma riski olan tohum, çekirdek, kâğıt mendil, poşet bulundurmamamız ve gemide giydiğimiz ayakkabılarda taş veya kum kalıntısı olmaması konusunda uyarıldık. Karaya çıkmadan önce, tecrübeli mürettebat adada keşif yapıp bizim için güvenli patikalar oluşturuyordu. Kıtadaki yürüyüşlerimizde tek sıra olarak yürümemizin her zaman daha güvenli olduğunu, buzul çatlaklarının tehlikeli olabileceğini belirttiler. Takip ettiğimiz rotada derin bir ayak izi bırakmamız durumunda penguenlerin bu girintiye düşüp çıkamama riskine karşı bu derin ayak izlerini karla kapatmamızı istediler. Bilim insanları ilk günden bizim bu kıtada misafir olduğumuzu ve kıtanın asıl sahiplerinin burada yaşayan canlılar olduğu konusunda uyardılar. Antarktika, fotoğraf açısından inanılmaz zengin bir coğrafya. Bizi en etkileyen ve fotoğraflama isteği uyandıran manzara; suda yüzen buz kütlelerinin dalga ve rüzgâr etkisiyle aldıkları, modern bir heykeltıraş elinden çıkmışçasına duran formlarıydı. Ayrıca binlerce pengueni barındıran kolonileri yakından izlemek hayli keyifli ve heyecan vericiydi. Kaldığımız süre içinde her gün farklı bölgelere ve adalara gittik. En son gittiğimiz Deception Adası, volkanik patlamalarla oluşmuş, sismik araştırmalar yapılan ve Mars yüzeyini anımsatan enteresan bir adaydı. Bazen fotoğraf çekmeyi bir kenara bırakıp sadece o anı yaşamak da güzeldi.

Son 10 yıldır insanoğlunun en önemli gündemlerinden birisi, küresel ısınma. Küresel ısınmanın etkilerini en fazla sırtlamak zorunda kalan yer ise elbette: Antarktika. Bu konuda gözlemlerinizi paylaşır mısınız?

Bilim insanları bu konunun sebep ve sonuçlarını, okyanus sularının yükselmesinin, hem insanlar hem de diğer canlılar için nasıl bir risk ortaya koyduğunu seminerlerde anlattılar. Buzullardaki aşınma, çatlama ve erimeleri gösterdiler. Bunların mevsimsel değil ısınma sürecinden kaynaklandığını anlatarak, tüm gezginlerde küresel ısınmaya yönelik bilinç oluşturduklarına inanıyorum.

Peki Antarktika’ya seyahat planlayanlara, bu deneyimi daha iyi yaşamaları için tavsiyeleriniz nelerdir?

bu konuda rahattık. Çünkü, gemide kalmak istediğimiz kabinin numarasına kadar önceden belirlemiştik. Bunun yanı sıra yemeklerde vejetaryen menü ve alerjik ürün hassasiyetimiz nedeniyle de ricalarımız vardı. Tüm taleplerimiz dikkate alındı ve SeturSelect bu seyahati unutulmaz kıldı. Ayrıca deniz tutması durumu olanlar tedbirli olmalı. Zira hava durumu oldukça sert ve değişken. Örneğin; Antarktika’daki beşinci gecemizde yakalandığımız fırtına, kaptanımız önceden haber vermesine rağmen tahminlerin ötesinde olarak yaklaşık altı saat sürdü ve ciddi anlamda korkutucu anlardı.



Bir seyahatseverin bir sonraki macera için hep bir planı vardır. Sizin ajandanızda sırada hangi destinasyon var? Bizimle paylaşır mısınız?

Kısa süreli ve yakın yerler haricinde, Antarktika seyahatini bizim için kolaylaştıran SeturSelect’in desteği eşliğinde; Trans Sibirya Treni ve Yeni Zelanda seyahati planlarımız var.

Bilinmeyen Yönleriyle Bali

Lüks, egzotizm ve sörf... Bali’yi kısaca anlatan üç kelime. Her zaman en gözde tatil destinasyonlarından biri olan Bali’nin bilinmeyen yönlerini tanıyoruz.

Göz Alıcı Tapınaklar, Moda ve Sörf

Bali’de yaşayanların büyük çoğunluğu Hinduizm’e inanır. Ancak adaya özgü yorumlanmış “Bali Hinduizmi”, klasik Hinduizm inancından farklılıklar göstermektedir. Balili Hinduların en dikkat çeken özelliği,“Sang Hyang Widhi” isimli tek bir tanrının varlığına inanmalarıdır. İnanış, evreni cennet, dünya ve cehennem olarak üçe ayırır. Bu ayrım insanın baş, gövde ve ayaklarıyla tasvir edilir. Bali tapınaklarında da bu bölümlemenin izleri dikkatinizi çekecektir. Bali’de görselliği sizi büyüleyecek birçok tapınak bulunur. Uluwatu Tapınağı, bu tapınakların en güzellerinden biridir. Deniz kenarından 70 metre yükseklikteki bir uçurumda inşa edilen tapınakta, “Kecak” adı verilen dans gösterilerini, geleneksel mimari, antik heykeller ve Hint Okyanusu ufkunda batan güneş eşliğinde izlemelisiniz. Bali’de dikkatinizi çekecek bir diğer şey de “Candi Bentar” adı verilen kapılardır. Tapınaklarda, mezarlıklarda hatta bazı evlerin girişlerinde görebileceğiniz, iki sütun hâlinde yükselen ve simetrik basamakları anımsatan bu yapılar, Bali’deki inanışa göre şeytanların ve kötülüklerin geçmesini engelleyerek kapının diğer tarafını korur. Bali’de mücevher ve ahşap işçiliği de oldukça ünlüdür. Kutsal Maymun Ormanı bölgesinde geleneksel yöntemlerle mücevher üreten birçok zanaatkâr faaliyet gösterir. Ünlü isimlerin de tercih ettiği bu bölgeyi kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Ubud bölgesindeki “Mas Köyü” ise ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini ve özenle işlenmiş birçok ahşap heykeli bulabileceğiniz bir köy olarak öne çıkar.

Bali ziyaretiniz sonrasında aklınızda kalacak görüntülerden biri, tepeler boyunca uzanan pirinç tarlaları olabilir. Yemyeşil teraslarda çalışan Balili çiftçiler, adanın önemli aktörleri arasında yer alırlar. Son dönemde yerel çiftçilerle birlikte çalışarak pirinç yetiştiriciliğini öğrenebileceğiniz etkinlikler, Bali’nin ilgi çeken turizm faaliyetlerinden birisi hâline geldi. Sörf tutkunlarının gözünde ise Bali, her zaman ayrı bir yer tutmuştur. Uluwatu, Kuta ve Padang Padang, her seviyeden sörfçünün ziyaret ettiği gözde plajlardandır. Sörf için en el verişli sezon olan haziran ve temmuz aylarında, bu plajlarda onlarca sörfçüyü uygun dalgayı beklerken görebilirsiniz. Volkanik özellikleri bulunan Agung Dağı, doğa yürüyüşlerinizde tercih edebileceğiniz rotalar sunar. Bali’nin güzel doğasında uzanan volkanik arazide hem spor yapıp hem de Bali'yi keşfedebilirsiniz. Modayı takip edenler için, Saminyak’ta yer alan batılı moda tasarımcılarının butikleri, kesinlikle gezilmesi gereken mekânlar listesinde bulunmalı. Adanın eğlence merkezlerinin peşindeyseniz, Asya’nın gece hayatı klasiği Ku De Ta Beach Club da Bali’de sizi bekleyenler arasında yer alıyor.

Four Seasons, Bali Seyahatinizi Unutulmaz Kılacak...

Four Seasons Sayan

Bali, oldukça popüler bir destinasyon. Özellikle genç çiftlerin balayı tatilleri için tercih ettiği Bali’de, lüks bir konaklama deneyimi yaşayabileceğiniz oldukça fazla otel var. Dünya çapında lüks otel zincirlerinden Four Seasons’ın Sayan ve Jimbaran otelleri, adada tercih edebileceğiniz en iyi seçeneklerden ikisi. Four Seasons Sayan, Bali’nin sosyal yaşamının içinde bir tesis olarak öne çıkıyor. Otelin çevresinde yer alan pirinç tarlalarında, yerel çiftçilerden ürünlerin yetiştirilmesi hakkında bilgi alabilirsiniz. Otelin hemen yanındaki Ayung Nehri’nde ise rafting heyecanını yaşayabilirsiniz. Etrafınızı saran tropik ormanda, doğa ile baş başa bir yürüyüş yapma fırsatı da Four Seasons Sayan’da sizi bekliyor. Bali mutfağı lezzetlerini öğrenebileceğiniz aşçılık sınıfları ve otelin çatısındaki lotus göletinde bir akşam yemeği, Four Seasons Sayan’ın en çekici yanlarının arasında gösterilebilir.

Four Seasons Jimbaran

Okyanusa nazır lüks Bali otellerinden bir diğeri de; yine Four Seasons’ın, Jimbaran Koyu’ndaki tesisidir. Forbes Travel Guide 2017’den 5 yıldız alan otel; geleneksel, zamanın ötesinde ve romantik tesislerden biri olarak nitelendiriliyor. Tesisin özel plajında Bali’nin berrak sularının ve yakıcı güneşinin keyfini sürerken, plajdaki ödüllü barmenlerin hazırladıkları kokteyllerin tadını çıkarabilirsiniz. Four Seasons Jimbaran Bay, A’dan Z’ye lüks bir tatil sunarken, son zamanlarda iş dünyası için de bir çekim noktası. Konferans ve toplantı organizasyonu söz konusu olduğunda bütün dünyadan giderek artan bir talebi karşılayabiliyor...

Biskay Körfezi’nin İki Yakası


Atlas Okyanusu’nun Avrupa’ya doğru sokularak İspanya ve Fransa sınırını birleştirdiği bölge, tarihi ve mutfağı ile dünyanın en değerli bölgelerinden biridir. Körfezin en önemli noktaları olan Bilbao, San Sebastian, Saint Emilion, Biarritz ve Pilat Kumulu’nu öne çıkan yanlarıyla tanıyoruz.

Lüks, Tarih ve Doğanın Buluşması

Saint Emilion, Bordeaux yakınlarında, Biskay Körfezi’nin Fransa kıyılarında bulunmaktadır. Dar sokakları, tarihî kilise ve kalıntılarıyla UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde kendine yer bulan şehirde, 2. yüzyıldan bu yana üzüm yetiştiriciliği yapılmaktadır. Château Soutard, Château Pape Clément ve Château de Ferrand’da tadım etkinliklerine katılabilir, bölgenin kültürünü yakından tanıyabilir ve alışveriş yapabilirsiniz . Göz alıcı güzelliğe sahip şatolar, mimari çekiciliklerinin yanında görkemli manzaralarıyla da ziyaretçilerinin beğenisini toplamaktadır. Mimar Jean Nouvel’in tarzını yansıtan Château La Dominique’de, şarabın üretimi sırasında geçtiği evrelere tanık olabilir, şatonun “Kırmızı Teras” adlı balkonunda, yapılışına eşlik ettiğiniz şaraplardan tadabilir ve lezzetli bir yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca 12. yüzyıldan kalan Cordeliers Manastırı’nın büyük duvarları da şehrin odak noktalarındandır. Monolitik - yani, bir kayadan tek parça hâlinde oyularak inşa edilmiş - yapısıyla, Saint Emilion Kilisesi'ni ve Pazar Meydanı’nı da mutlaka görmelisiniz.

Biarritz

Fransa’nın İspanya sınırına yakın bölgesinde yer alan Biarritz, plajları ile meşhur bir bölgedir. Plajda geçireceğiniz hoş vakitlerin dışında, bölgenin kuzeyindeki deniz fenerini de ziyaret edebilirsiniz. Biarritz’de okyanusa doğru uzanan burunda görebileceğiniz “Bakire Kayası” da şehrin sembollerindendir. Sörfçü rotalarının bir parçası olan şehirde damak zevkinize hitap eden mekânlar da oldukça fazla. Bölgenin yakınlarındaki St. Jean de Luz’da lüks bir yemek için; L’Impertinent’i tercih edebilirsiniz. Ayrıca lezzetli deniz ürünlerini bulabileceğiniz Chez Albert, İspanyol tapaslarını bulabileceğiniz Bar Jean ve başarılı İtalyan restoranı L’Italien önerebileceğimiz restoranlardan...

Pilat Kumulu

Saint Emilion’un doğusunda, Atlantik kıyısında bulunan Pilat Kumulu, Biskay Körfezi’nin en dikkat çekici yerlerinden biridir. Avrupa’nın en yüksek kum tepesi olan Pilat Kumulu’nun yükseklerine tırmandığınızda; bir tarafınızda okyanus, bir tarafınızda orman ve ayaklarınızın altındaki sapsarı kumlar, Avrupa’da karşılaşacağınız en farklı manzaralardan birisini sunar. Burada geçireceğiniz unutulmayacak dakikaların ardından, hemen yakınlardaki Audenge’de enfes karides ve istiridyeleri tadabilirsiniz.

San Sebastian

San Sebastian, Bilbao’nun doğusunda, Biskay Körfezi’nde yer alan ve gastronomi ile anılan bir şehirdir. Yemek üzerine birçok fuar ve etkinliğin gerçekleştirildiği şehirde, San Sebastian mutfağının yaratıcı lezzetleri paylaşılmaktadır. Bask bölgesinin tapası olarak gösterilen “Pintxos” rahatlıkla bulabileceğiniz en ünlü lezzetlerinden biridir. San Sebastian ayrıca, Avrupa’nın en güzel sahil kentlerinden biri olarak anılır. Sadece Concha Plajı bile bu güzelliği kanıtlamaya yetecek niteliktedir. Şehirde görmeden dönmemeniz gereken yerler arasında; Buen Pastor Katedrali ve Bask sanatının en güzel örneklerini görebileceğiniz San Telmo Müzesi bulunuyor. Bunların yanı sıra bir tarak görünümündeki üç yapının oluşturduğu, La Concha Körfezi’nin batısında yer alan Eduardo Chillida’ya ait ''Rüzgâr Tarağı'' adlı eseri de mutlaka görmelisiniz. Keşifle geçen bir günün ardından Monte Igueldo’ya çıkıp, şehri ve onu çevreleyen plajların manzarasını seyredebilirsiniz. Konaklamak için şehrin sunduğu en iyi alternatiflerinden biri ise: Hotel Maria Cristina. 1912’de açılan otel, restore edilmesinin ardından misafirlerine lüks deneyimler yaşatmayı ilke ediniyor. Otel, kaliteli hizmetinin yanı sıra mimarisiyle de şehrin tarihi ve kültürel yaşamıyla uyum içinde bir görüntü sunuyor.

Bilbao

İspanya’nın kuzeyinde, Nervion Nehri kıyısında kurulan Bilbao, Bask bölgesinin en önemli şehirlerinden birisidir. Geçmişinde sanayi ile anılan şehir, bugün simgelerinden biri hâline gelen Guggenheim Müzesi ile bir sanat kenti olma yolunda hızla ilerliyor. Mimar Frank Gehry’nin tasarladığı müze binası, güneş ışığında pırıl pırıl parıldayan titanyum kaplamasıyla ünlüdür. Müzede sergilenen sanat eserlerinin yanında Jeff Koons’un tasarladığı, binlerce çiçekten oluşturulan köpek heykeli ve Louise Bourgeois imzalı dev örümcek heykeli “Maman”, müzeye henüz girmeden hayran kalabileceğiniz eserler. Yeşillere bürünmüş tepelerin çevrelediği şehre yukarıdan bir göz atmak isterseniz, Artxanda Tepesi size güzel bir manzara sunacaktır.

En İyi Mavi Yolculuk Adresi

Crystal Cruises



Mavi yolculuk yapmayı seviyorsanız, hemen hemen dünya üzerindeki tüm denizlerde seyreden, farklı kıtalardaki birçok limana demirleyerek yeni seyahat hikâyeleri yaratan, lüksü en üst seviyede sunan ve altı yıldız kalitesinde hizmet veren cruise şirketi Crystal Cruises’la tanışmalısınız.

Mavi Sularda 30 Yıllık Tecrübe

Yolculuğuna 1988 yılında başlayan Crystal Cruises, kurulduğu günden bugüne sürekli olarak bir gelişim içinde. Daha çok destinasyona, en lüks gemilerle ve en iyi hizmet anlayışıyla inşa edilen bu gelişim günümüzde, mükemmele yakın bir hâl almış durumda. İlk gemileri olan Crystal Harmony ile 2005 yılına kadar seferlerini sürdüren Crystal Cruises, 2017 ve 2018 yıllarında filosuna kattığı Crystal Symphony ve Crystal Serenity ile lüks cruise deneyimini paylaşmaya devam ediyor. Crystal Cruises’ın en popüler destinasyonları arasında Afrika ve Antarktika kıtaları, Karayipler, Panama ve Hawaii yer alıyor.

Crystal Cruises'ın En İyileri

Lüks cruise şirketi, her yıl binlerce mavi yolculuk tutkununu dünyanın en güzel sularında unutamayacakları yolculuklara çıkarıyor. Yıllar boyunca sürekli yenilemeler ve eklemelerle geliştirilen gemiler, bugün dünyanın en lüks gemileri arasında gösteriliyor. Crystal Serenity, filonun en genç ve geniş üyesi. 2003 yılında sularla buluşan gemi, bin seksen yolcuyu misafir edebiliyor. Filodaki diğer gemi Crystal Symphony de 800’ün üzerinde bir yolcu kapasitesine sahip. Geminin geçtiğimiz yıl yapılan tüm yenilemeleri, yolculara daha rahat ve lüks bir yolculuk sunmak adına yapılmış. Crystal Cruises ile yolculuğunuz esnasında kendinizi ultra lüks bir oteldeymiş gibi hissetmeniz gayet doğal. Ayrıcalığınız ise sürekli değişen manzaranız olacak. Gemilerde iç kabinler bulunmamakla birlikte en küçük oda 20 metrekarelik bir genişliğe sahip. Buna karşılık 17 milyon dolar değerinde, 175 metrekare genişlikte Crystal Penthouse isimli bir odası da mevcut. Filonun bir diğer önemli parçası Crystal Esprit ise başka gemide bulamayacağınız bir deneyim sunuyor. İki kişilik özel denizaltısıyla su altı güzelliklerini de ayrıcalıklı turlarla keşfedebilirsiniz. Gemilerde programlar her şey dahil konseptinde. Şampanya ve özel içecekler de bu konseptin içeriğine dahil edilmiş. Crystal Cruises sadece bir deniz efsanesi değil. Marka, özel dekore edilmiş 88 kişi kapasiteli bir Boeing 777-200LR model uçağa da sahip. Bununla birlikte bir de 12 kişilik Bombardier jet uçağı Crystal Cruises konuklarının hizmetinde.

Farklı Etkinlikler ve Lüks Hizmet

Crystal Cruises gemilerinde lüks hizmet anlayışıyla birçok aktivite sunuluyor. Gemilerde, tiyatro oyunları ve müzikallerin sergilenmesi için tasarlanan Galaxy Lounge, rahat koltukları ve ayarlanabilen hidrolik sahnesiyle tüm izleyenlere konforlu bir seyir sağlıyor. Klasik film gösterimleri yapan Hollywood Theatre, zevkle döşenmiş göz alıcı dekorunun içerisinde şansınızı deneyebileceğiniz Cyrstal Casino ve ünlü isimlerin canlı performansları eşliğinde partnerinizle dans edebileceğiniz salonları, Crystal Cruises’ta eğlenceli vakit geçirmeniz için düşünülen alanlardan sadece birkaçı. Crystal Cruises gemileri, zengin mutfağıyla da misafirlerinin beklentilerini karşılıyor. Hem et hem de vejetaryen yemeklerini bulabileceğiniz restoranlarda, dünya mutfağından birçok lezzeti tadabilirsiniz. Aynı zamanda geminin kulüp ve barları da güzel vakit geçirebileceğiniz mekânlar arasında yer alıyor. Crystal Cruises’la özdeşleşen Avenue Saloon’da güzel bir piyano dinletisi ile içkinizi yudumlayabilirsiniz. Güvertede ise alışveriş yapabileceğiniz birçok mağaza bulabilirsiniz. Ayrıca Crystal Cruises güverteleri üzerinde, klasik edebiyat ve çok satanlar listelerinden seçkilerin bulunduğu kitapların yanı sıra sevdiğiniz filmlerin DVD’lerini bulabileceğiniz bir kütüphane de yer alıyor. Fotoğraf düzenleme ve web sitesi dizaynı hakkında dersler alabileceğiniz Computer University ise zamanını yeni şeyler öğrenerek değerlendirmek isteyenlere özel seçenekler sunuyor.


Bu Yaz Yeniden

Ege ve Akdeniz’in Mevsimi!

Deniz, güneş ve kumsallara özlemle geçen bir kışı daha geride bıraktık. Yaz için seyahat planlarınızı henüz tamamlamadıysanız, sizler için Ege ve Akdeniz sahillerinden seçtiğimiz, ziyaretçilerinin rahatı ve konforu için tüm imkânların bir araya getirildiği oteller listemize bir göz atın...

Regnum Carya Golf & Spa Resort, Belek

Regnum, unutulmaz bir golf tatili geçirmek isteyenlere, her şey dahil ultra lüks konaklama imkânı sunuyor. El becerinizi geliştirmek ya da yeni bir spor öğrenmek için Regnum Carya Golf & Spa Resort’un, 18 ve 27 delikten oluşan yemyeşil parkurları idealdir. Ayrıca Antalya’nın en büyük tema parkı Land of Legends’ın eğlenceli dünyası, ilginç gösterileriyle aile tatillerinize renk katacak. Golf resort temalı otelin kıyı otellerini aratmayacak güzellikteki beyaz kumsalında, denizin ve güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Spor ve eğlence dolu bir tatilde aradığınız her şeyi Antalya Belek’te, Türk golfünün lideri Regnum’da bulabilirsiniz...

Mandarin Oriental, Bodrum

Dünyaca ünlü oteller zincirinin Bodrum’daki incisi; Mandarin Oriental Bodrum’da, rahatınız için hiçbir ayrıntı unutulmadı. Misafirlerine sağladığı kaliteli hizmetiyle ünlü Mandarin Oriental’ın geniş ve konforlu süitleri, evinizdeymiş hissini fazlasıyla veren villaları, dünyaca ünlü gurme restoranları ve dinginliğe ulaşacağınız spa tesisleri, tatil deneyiminizi farklı bir boyuta taşıyor. Yazın keyfini Ege’nin berrak denizi ve Mandarin Oriental’ın dünya standartlarındaki lüksü ile taçlandırmak istiyorsanız; Cennet Koyu’nda, asla unutamayacağınız bir tatilin kapılarını, Bodrum Mandarin Oriental ayrıcalığı ile aralayabilirsiniz...

D Maris Bay, Datça

D Maris Bay’de, Ege ve Akdeniz'in kesişme noktası Datça Yarımadası’nın enfes koylarını keşfedin. Su sporları tutkunuysanız yelken, sörf ve dalış yapabilir ya da tesisin zengin aktivite ve yenilenme seçenekleriyle ruhunuzu tazeleyebilirsiniz. Otelin bünyesinde yer alan, Japon mutfağının seçkin adresi Zuma ve et tutkunlarının tercihi Nusr-Et ile D Maris Bay’de tadı damağınızda kalacak sofralara hazır olun. Dilerseniz; otelin ayrıcalıklı hizmetlerinden biri olan özel helikopter ile D Maris Bay’e, Dalaman ve Bodrum Havalimanı’ndan yalnızca 25 dakikada ulaşabilirsiniz...

Hillside Beach Club, Fethiye

Ege’nin masmavi koylarının beşiği, Fethiye’de hizmet veren Hillside Beach Club’ın üç sakin plajında huzurla buluşun... Hillside’ın Akdeniz, İtalyan ve dünya mutfaklarından seçme tariflerle oluşturulan başarılı menüsünde yer alan her lezzeti d e n e m e k i s t e y e b i l i r s i n i z . Te s i s i n g ü l e r y ü z l ü e k i b i , h e m y e t i ş k i n l e r e hem de küçük misafirlerine hitap eden özel aktivitelerle sizleri bekliyor. Kaliteli bir dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsanız, telefonların kabul edilmediği ve sadece yetişkinlere özel Silent Beach’te, doğanın sesleri eşliğinde rahat bir nefes alacaksınız...

İl Riccio Beach House, Bodrum

Capri Adası’nın büyüsü ile Bodrum’un mavi ve beyaz ışıltıları, İl Riccio Beach House’ta bir araya geliyor. Ziyaretçilerine Cennet Koyu’nun ferah atmosferinde, İtalyan ruhunun en şık ve konforlu hâlini sunan İl Riccio’da, kendinizi âdeta bir Ege masalının içinde bulacaksınız. Denize sıfır konumda bulunan tesisin ahşap iskelesine tekne ile yanaşabilir veya iskele üzerinde güneşlenmenin keyfini yaşayabilirsiniz. Capri Palace Hotel’in Michelin yıldızlı restoranı; İl Riccio Restaurant’ın Bodrumlu kardeşi İl Riccio Beach House, sizi huzura davet ediyor...

Lujo Hotel, Bodrum

Bodrum, Güvercinlik Koyu’nun doğası ile iç içe bir konumda bulunan Lujo, Art&Joy temasını işliyor. Konfor ve lüksün özenle bir araya getirildiği merkezde yemek, dinlenme ve aktivitelere bir sanat eseri özeni ile yaklaşılıyor. Her yaştan misafirine ayrıcalıklı hizmetler sunan Lujo’da, hem çocuklu ailelere hem eğlenmek isteyen yetişkinlere hem de sessizliği arayanlara özel beach club’lar bulunuyor. Farklı oda konseptleri ve mimarisiyle Lujo; doğa, konfor ve lüks tanımlarının başarıyla harmanlandığı bir tesis olarak sizleri bekliyor...


Yükselen Trendler!


Eşsiz Boğaz Manzarasında Bir Mekân

Râna Meyhane

Son dönemlerde ortaya çıkan “modern meyhane” kavramının temsilcilerinden Râna Meyhane, boğaz manzarasına hâkim bir noktada misafirlerini ağırlıyor. Görkemli boğaz manzarası ve birbirinden lezzetli meze çeşitleri eşliğinde içeceğinizi yudumlayabilir, dostlarınızla veya ailenizle keyifli akşamlar geçirebilirsiniz. Râna Meyhane, modern ve eskiyi özenle harmanlayan dekoru, geleneksel meyhane mutfağı ve manzarasıyla İstanbul’un en gözde mekânlarından biri olmaya aday.

Uyku Problemi Çekenlere Yenilikçi Çözüm

Somnox Uyku Robotu

İş hayatının stresinden kurtulacağınız ve günlük yaşamın yorgunluğunu atabileceğiniz en önemli şey, kaliteli bir uykudur. Somnox, bu ihtiyacı gidermek adına dünyanın ilk uyku robotu olarak üretildi. Araştırma sürecini gerçekleştiren Hollandalı bilim insanlarına göre iyi bir uykunun sırrı: sarılmak. Bunun için; nefes alıp veren, kalp atışına benzer ritimde titreşim yaratan ve isteğe göre ninni ve doğa seslerini taklit edebilen uyku robotu Somnox’u ürettiler. Yakın zamanda piyasada yerini alacak Somnox uyku robotuna şu an ön sipariş vererek, uygun bir fiyata sahip olabilirsiniz.

Tırnaklarınız Baharın Coşkusuyla Renkleniyor

OPI 2018 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu

OPI’nin yeni oje koleksiyonu, ilkbaharda canlanan doğanın renklerini ve Lizbon’u yansıtıyor. Lizbon şehrinin binaları, denizi ve tüm renklerini tırnaklarınızla buluşturan koleksiyon, geniş ve çarpıcı renk seçenekleriyle markanın en gözde serilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kitabınız Her Daim Yanınızda Olsun

Kindle Oasis eReader

Kitap okuma tutkunuzu kolaylaştıracak Kindle Oasis, Kindle modellerinin en hafifi ve incesi olma özelliğini taşıyor. Cihaz, kolay kullanımı ve ergonomik dizaynı ile özel bir kitap okuma deneyimi sunuyor. Uzun pil ömrü sayesinde sürekli şarj etme ihtiyacını ortadan kaldıran Kindle Oasis, yüksek çözünürlüklü ekranı ve ortam ışığına göre otomatik olarak ayarlanan parlaklığıyla da dikkat çekiyor.

Doğal Ürünlerde Yeni Trend

Homemade Aromaterapi

Hiçbir katkı maddesi içermeyen, üretim sürecinde kimyasal aşamalardan geçmeyen, tamamen doğal ve sağlıklı yöntemlerle üretilen Homemade Aromaterapi ürünleri birçok farklı alanda kullanıma sunuluyor. Tekstil ürünlerinden doğal temizlik malzemelerine, yüz ve vücut bakımından aromatik yağlara birçok alanda güvenle kullanabileceğiniz doğal ürünleri Homemade Aromaterapi ürünleri içerisinde bulabilirsiniz. Hindistancevizi yağı, lavanta ve biberiye kremi, el oyalı kese ve lavanta yastıkları en çok ilgi çeken ürünlerinden.

Seyahatte Dişlerinizi İhmal Etmeyin

Colgate ProClinical Şarjlı Cep Diş Fırçası

Ağız ve diş sağlığı denildiğinde akla gelen ilk markalardan birisi olan Colgate, seyahatlerinizde kişisel bakımızı kolaylaştıracak bir ürünle karşınıza çıkıyor. Colgate Proclincal Şarjlı Cep Diş Fırçası, özel tasarımlı yumuşak kılları, ideal fırçalama süresini sağlayan 2 dakikalık zamanlama ayarı, USB şarj taşıma çantası, ince ve hafif tasarımı ile öne çıkıyor. Diş plağı oluşumunu normal bir diş fırçasından 5 kat daha fazla engelleyerek, seyahatlerinizde ağız ve diş sağlığınız için en ideal ürünlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Eşsiz Manzaraların Diyarı Toskana’da

Andrea Bocelli Konseri


SeturSelect’in klasiklerinden biri hâline gelen Andrea Bocelli Konser Turu ile müzik ve Toskana tutkunları bu yıl da temmuz ayında bir araya gelecek. Seyahatimizle son dönemlerin en büyük tenorlarından biri olan Andrea Bocelli’yi canlı dinleme fırsatı bulacağız. Dört gün boyunca hem müziğe hem de İtalya’nın en güzel manzaralarına doyacağımız bir seyahat bizleri bekliyor... İlk gün durağımız, Rönesans’ın ünlü merkezi Floransa olacak. Şehrin ünlü yapılarını keşfedeceğimiz turda, yaklaşık 700 yıllık gotik mimarisiyle dikkat çeken Duomo Katedrali’ni, Arno Nehri üzerindeki Vecchio Köprüsü’nü, en büyük sanat koleksiyonlarından birini barındıran Uffizi Galerisi başta olmak üzere şehrin Senyörler Meydanı, Vaftizhane ve Çan Kulesi gibi yapılarını keşfedeceğiz.

İkinci gün, ünü doğduğu topraklar olan Toskana’yı çoktan aşmış Andrea Bocelli’nin konser performansıyla müziğe doyacağız. Lajatico’da, dünya çapında 100 milyonun üzerinde albüm satış rakamını yakalamayı başaran Andrea Bocelli’nin sesi eşliğinde, üzümbağlarıyladoluToskanamanzarasınıntadınıçıkaracağız.Bir sonraki gün ise dileyen misafirlerimizle, Avrupa’nın yükselen gastronomi merkezlerinden biri hâline gelen Modena’yı da tanıma fırsatı bulacağız. Palazzo Comunale, Ghirlandina Kulesi ve şehrin çekim noktası Piazza Grande Modena da keşfedeceğimiz başlıca yerler arasında. Balsamik sirkenin ana vatanında bir lezzet yolculuğu da bu turun üçüncü gününde bizleri bekliyor. Bir diğer durağımız da efsane otomobil üreticisi Ferrari’nin, Maranello’daki fabrikası olacak. Ünlü otomobillerin üretiminin yapıldığı tesisleri bir tur ile tanıyacak ve fabrikanın test pistindeki simülatörde, yarış pilotu olma deneyimini yaşayacağız. Üçüncü günde son durağımız, İtalya’nın en ünlü tenorlarından Luciano Pavarotti’nin doğduğu, müze olarak restore edilmiş evi. Müzikle dolu turumuzun son gününü, İtalya’nın bir diğer önemli şehri Bologna’ya ayıracağız. Porta Nuova, Chiesa di San Salvatore, Torre di Garisenda e Asinelli, Basilica di San Petronio, Palazzo Comunale ve Piazza della Mercanzia gibi önemli yapılar arasında dolaşarak, şehri tanıyacağız. İtalya’nın en önemli mekânlarını, renkli tınılar eşliğinde keşfedeceğimiz turumuz, hafızalarınızdan çıkmayacak seyahatleriniz arasında yerini alacak.






Diğer Sayılar