SeturSelect

Seyahatten Fazlası

SeturSelect olarak bir seyahatin sadece gidip dönmekten ibaret olmadığını, seyahatseverin hayatında hep hatırlayacağı bir deneyime dönüşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu deneyimi yaratmada da ince düşünülmesi gereken birçok konunun özenle oluşturulması gerektiğinin farkında olarak çalışıyoruz. Bir seyahati unutulmaz kılmak, her ayrıntısını incelikle çalışmaktan geçer ve böylelikle eşsiz hikayelerin yazıldığı kişiselleştirilmiş deneyimler ortaya çıkar. Bu amaçla seyahatinizi kolaylaştırmak için son trendleri takip edip, teknolojinin sağladığı imkanlardan faydalanarak çalışıyoruz. Seyahatiniz için ayrıntıları tercihlerinize göre şekillendiriyoruz. Gideceğiniz destinasyondaki size en uygun otel seçeneklerini derleyip, lüks ve rahatlığın yanında size hitap ediyor olmasına da önem veriyoruz.

Rahat bir ulaşım için doğru alternati eri, en leziz yemekleri tadabileceğiniz restoranları ve seyahatinizi renklendirecek aktiviteleri, etkinlikleri bu amacı gözeterek hazırlıyoruz. Böylelikle size özel konaklama olanaklarını, damak tadınıza en uygun lezzetleri, size hitap edecek konserleri ve turları sizinle buluşturuyoruz. Vize işlemleriniz ve seyahatiniz hakkındaki sorularınız için vize ve rehberlik hizmetiyle yolculuğunuzun başından sonuna kadar seyahatinizi sizinle birlikte, size özel şekillendiriyoruz. Bu yüzden SeturSelect’le seyahat, seyahatten çok daha fazlasını ifade etmeye devam edecek.

Lüks Konaklamanın 10 Yılı

Atlantis The Palm, Dubai

Dubai’de insan eliyle yapılmış Palmiye Adası üzerinde birçok lüks otel yer alıyor. Atlantis, The Palm kurulduğu 2008 yılından bu yana Dubai’nin en çok tercih edilen otellerinden biri. Lüks odaları, dünya lezzetlerinin sunulduğu restoranları ve eğlence aktiviteleri ile Atlantis, The Palm otelini tanıyoruz.

Otel göz alıcı bir stille dizayn edilen 166 suitin de içinde oduğu toplam 1539 odası ile lüks bir konaklama deneyimi sunuyor. Özellikle sualtı süitleri ile dikkat çeken otel, Dubai gökdelenleri ile süslü manzaraya sahip Palmiye Adası’ndaki 46 hektarlık geniş alanda misafirlerini ağırlıyor. Her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinlikleri ile ailece tercih edebileceğiniz bir otel. Sadece çocuklar için dizayn edilen su kaydırakları ve çeşitli oyunların yer aldığı Splashers Playground, çocuklarınızın hoş vakit geçirebileceği etkinlikler sunuyor. Bununla birlikte macerayı sevenlere yönelik tasarlanan su parkı Aquaventure Waterpark, 17 hektarlık geniş alanında sunduğu aktivitelerle Trip Advisor tarafından Orta Doğu’nun birinci, dünyanın ise üçüncü en iyi su parkı seçilmiş. Sualtı yaşamını keşfetmek isteyenler için düşünülen The Lost Chambers Akvaryumu 65 bine yakın deniz canlısını gözlemlemenize imkan sağlıyor.

Dalış merkezi ile beraber oldukça yoğun yunus nüfusunu barındıran Dolphin Bay, bu zeki canlılar ile yakınlaşmanız için güzel bir fırsat sunuyor. Lüks odalar ve eğlenceli aktivitelerin yanında Atlantis The Palm, Dubai dünya mutfaklarından en gözde lezzetleri sunan ödüllü şe erin yönetimindeki 23 adet restorana sahip. Geleneksel Japon Mutfağı ile Nobu, leziz İtalyan pizza ve makarnalarını yaratan

Ronda Locatelli, Lübnan yemeklerine lüks dokunuşlar yapan Ayamna lezzet konusunda birbiri ile yarışan bu restoranların sadece birkaçı. Sağlıklı bir yaşam için ShuiQi Spa ve Fitness Merkezi ziyaretçilerine hizmet veriyor. Geleneksel rahatlatıcı terapilerle yenilenme imkanı bulabilirsiniz. Atlantis The Palm, Dubai’nin 1.4 kilometrelik özel sahili, doyasıya eğlenebileceğiniz gece kulüpleri, iş seyahatlerinizi unutulmaz deneyimlere dönüştürecek konferans merkezi, 3-12 yaş aralığındaki ziyaretçilerin güzel vakit geçirebildiği Atlanti Kids Club’ı ve ailenizle vakit geçirebileceğiniz aktiviteler ile güzel bir tatil için sizi bekliyor.

Dünyanın En Yaşanılası Şehirleri ile

Kanada

Dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok insanın yaşamak için tercih ettiği ülke, sadece modern şehirleri ile değil aynı zamanda doğal güzellikleri ile de kendinden söz ettiriyor. Yaklaşık 6 milyon nüfusu ile Toronto ülkenin hem en büyük şehri hem de ekonomik başkentidir. 533 metre yüksekliğindeki CN Tower şehrin simgesidir. Olumsuz hava koşullarından etkilenilmemesi için Toronto’nun altına caddeler inşa edilmiştir. Birçok ünlü markanın ürünlerini buradaki mağazalarda bulabilirsiniz. Ayrıca Niagara Şelaleleri de Toronto’da yer alır. 10 bin yıl önce bir buzul aktivitesi ile oluşan şelalelerden dakikada yaklaşık 300 bin metreküp su dökülür. Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasında uzanan Rainbow Köprüsü’nden izleyebileceğiniz güzel görüntüler sunar. Kanada’nın ikinci en büyük şehri Montreal ülkenin Avrupalı şehri olarak bilinir. Ottawa ve Saint Lawrence Nehirleri’nin birleştiği noktada bulunur. Central Park’ın da tasarımcısı olan Frederick Law Olmsted tarafından tasarlanan Mont-Royal Parkı kuş bakışı şehir manzarasını izlemek için ideal bir noktadır. Küçük bir kereste kasabası olarak kurulan Ottawa, bugün Kanada’nın başkenti konumundadır.

Ayrıca kışın donan kanal buz pateni tutkunlarının buluşma adresi haline gelir. 1855 yılında yapımı tamamlanan ve bugün Kanada Parlamentosu’na ev sahipliği yapan bina, gotik tarzdaki mimarisi ile dikkat çeker.Kuruluşu 1600’lü yıllara dayanan ve Kuzey Amerika’nın en eski şehirlerinden biri olan Quebec, etrafında inşa edilen surları ve içinde yerleşmiş eski şehir ile dikkat çeker. 15 bin ampul ile süslenen, çok sayıda yerel dükkânın yer aldığı sokak Quartier Petit Champlain görülmesi gereken bir adres olarak öne çıkar.Kingston 1800’lü yıllarda kısa da olsa Kanada’ya başkentlik yapmış bir liman şehri. Henry Kalesi Kingston’da görülmesi gereken en önemli yapılardan biri. Kentte gri renkli taş evler de dikkat çeker. Ayrıca buz hokeyi sporu 1843 yılında Kingston’da ortaya çıkmış.

Kar ve Buzla Dans

Calgary ve Vancouver

Mesafelerin uzaklığı sizi korkutmasın. İstanbul’dan başlayan yolculuğunuz, Avrupa’da yapacağınız kısa süreli bir aktarmanın ardından Kanada’nın lider hava yolu Air Canada’nın konforlu ve geniş gövdeli uçaklarıyla Vancouver, Calgary, Ottawa, Toronto ve Montreal’de sona eriyor. Üstelik 2 x 23 kg bagaj hakkı ile kayak malzemelerini de ücretsiz taşıyor. 180 derece yatan Business sınıfı koltukları ve 97cm bacak aralığı sunan Premium ekonomi sını arı uygun yat ile ulaşılabilir lüks uçuş imkanı vaat ediyor.

Son 6 yıldır Skytrax tarafından Kuzey Amerika’nın en iyi havayolu seçilen Air Canada, Boing 737 MAX ve Bombardier C sınıfı uçaklarla losunu yeniliyor. Air Canada aynı zamanda yapay zeka, yeni teknoloji ürün geliştirme gibi sıra dışı alanlara da yatırım yaparak geleceğin yolculuk deneyimini müşterilerine en iyi şekilde yansıtmak üzere çalışıyor.

Rocky Dağları’nda Heliski

Calgary

Calgary, Kanada’nın gelişmiş şehirlerinden birisi. Son zamanlarda yükselen trend, helikopter ile Rocky Dağları’nın bakir yamaçlarına bırakıldığınız ve daha önce kimsenin geçmediği rotaları kullanarak aşağıya doğru süzüldüğünüz heliski deneyimi. Kayak tutkunlarına farklı bir heyecanın kapılarını açan etkinlikte helikopterle buzul turu gibi farklı etkinlikler de denenebilir. 1988 yılında 15. Kış Olimpiyat Oyunları’na da ev sahipliği yapan şehirde buz pateni, buz hokeyi ve kayak gibi sporlar bir tutku. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Banff Ulusal Parkı’nda kışın donan Louise Gölü üzerinde, buz pateni ve buzlara şekil vererek heykel yapan insanları görebilirsiniz.

Kuzey Amerika’nın En Büyüğü

Vancouver-Whistler

Kanada’nın 3. büyük şehri olan Vancouver ise hemen yakınlarındaki Whistler-Blackcomb Dağları’nda yer alan kayak merkezleri ile dikkat çeker. Hava alanına yaklaşık 140 kilometre mesafede yer alan ve 2010 Kış Olimpiyatları’na sahne olan Whistler Köyü Kuzey Amerika’nın en büyük kayak merkezidir. 200’e yakın iniş rotası ile her seviyeden kayakçıya hitap edebiliyor. Buzul kayağı, snowmobil ve snowboard tutkunları için de özel parkurlar merkezde yer alıyor. Ayrıca el değmemiş karların üzerinde kayabilir, son dönemlerin gözde aktiviteleri heliski ve catski yapma imkanı bulabilirsiniz.

Güney Fransa’yı Keşfedin

Provence Bölgesi


Fransa’nın en çok turist ağırlayan bölgesi; St. Tropez ve Nice gibi Akdeniz’in gözde şehirleri ile birlikte, lavanta kokularının havayı doldurduğu Arles ve Avignon kentleriyle de dikkat çeker. Ünlü Fransız Rivierası’nın da içinde olduğu bölge, turizm değerine büyük katkı sağlayan sahil şeridi yanında lavanta tarlaları ile doludur. Dikkat çeken yönleri ile Fransa Provence Bölgesi’ni tanıyoruz.

Lüks, Tarih ve Doğanın Buluşması

Cote d’Azur

Nice, Cannes, St. Tropez ve Antibes... Fransız Rivierası’nın lüks şehirleri her yıl birçok turisti kendisine çekiyor. Nice, Cote d’Azur’da özel bir adres. Sahilde yürüyüşe çıkabileceğiniz Promenade des Anglais şehirde en çok turisti görebildiğiniz yerlerden biri. Küçük bir şehir turu için kullanabileceğiniz Petit Train adlı araçlarla Nice’i tanıyabilir, Castle Hill durağında kuş bakışı bir Cote d’Azur manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Eski şehir bölgesi Vieux Nice de kafeleri ve restoranları ile şehrin yoğun bölgelerinden biridir. Nice’in doğusunda yer alan Cannes, yokuş çıktığınız dar sokaklarında sıralanan eski evleri ile dikkat çeker. Bütün Cote d’Azur kıyıları aslında aynı huzur veren atmosfere sahiptir. Cannes da bu atmosferden nasibini fazlasıyla alır. Tarihi saat kulesi Tour du Suquet Cannes’ın en güzel manzaralarından birini sunar.

Cote d’Azur’un bir diğer ilgi çekici noktası lüks yat limanı ve eğlence hayatı ile ünlü Monte Carlo yerleşiminin olduğu Monaco’dur. Yaklaşık 2 bin kişinin yaşadığı prenslik özellikle yaz mevsiminde oldukça popülerdir. Napolyon Müzesi, denizin üzerine inşa edilmiş Oşinogra Müzesi ve Akvaryumu, lüks şehir yaşantısında bir mola noktası olarak değerlendirebileceğiniz Saint Martin Bahçeleri Monaco’daki duraklarınız olabilir. Cannes ve Nice şehirleri arasında kurulan, tarihi 5. yüzyıla uzanan şehir Antibes, dar sokakları ve samimi havasıyla sizi karşılar. Pablo Picasso’nun da bir dönem yaşadığı, 1309 yılında inşa edilen Grimaldi Şatosu Antibes’in görülmesi gereken önemli yapılarından biridir. Şato günümüzde Picasso’nun Antibes’te yarattığı eserlerin sergilendiği bir müze olarak hizmet veriyor.

25 kilometre uzunluğundaki plajları da oldukça ünlü. Cote d’Azur’un bir diğer önemli noktası da ünlülerin ve zenginlerin tatilleri için tercih ettiği kasaba St. Tropez’dir. Şehrin marinası birbirinden lüks yatları ağırlar. Bölgenin turizminde önemli bir yere sahip olan St. Tropez’de eski şehir yapılarının ve Akdeniz’in mavisinin mükemmel uyumuna tanık olabilirsiniz. Musee de I’Annonciade 16. yüzyıldan kalan bir kilisede modern sanat eserlerinin sergilendiği dikkat çekici bir yerdir. Ayrıca denize nazır bir tepenin üzerindeki St. Tropez Kalesi bugün içinde yer alan Denizcilik Tarihi Müzesi ile tarih ve şehir manzarasını bir arada bulabileceğiniz önemli bir adres.

Lavanta Kokusunda Kaybolun

Provence

Eğer Russel Crowe’un A Good Year Filmini izlediyseniz Provence’ın morun tonlarıyla renklenen doğasına yabancı değilsiniz demektir. Güney Fransa’nın iç bölgelerinde yol boyu uzanan, özellikle temmuz ve ağustos aylarında çiçek açan lavanta bahçeleri bölgenin en karakteristik manzaralarını sunar. Tepelere kurulmuş, Orta Çağ ha- vasını yansıtan köylerinin eteklerinde yetiştirilen lavan- talar sundukları güzel manzaraların yanında, şampuan- dan tutun dondurmaya kadar burada üretilen birçok ürünün de içerisinde yer alıyor. La Roque d’Antheron kasabasında Provence’ın en güzel yapılarından biri olan Silvacane Manastırı’nı görebilirsiniz. Ayrıca taş evleri ile dikkat çeken ve önündeki lavanta bahçesiyle ünlü manastır Abbaye Notre Dame de Senanque’i barındıran Gordes, etrafına yerleştiği kızıl kayalar ve rengârenk boyanmış evleri ile Roussillon ve turistlerin yoğun il- gisini çeken köy Les Baux de Provence, 12. yüzyıldan kalan Chateau des Baux gibi tarihi yapıları ile rotanızı belirlerken unutmamanız gerek noktalar.

Van Gogh’un bir dönem yaşadığı şehir olan Arles, Güney Fransa’daki en büyük Roma İmparatorluğu dönemi eserlerine de ev sahipliği yapar. Büyük arenası ve Roma tiyatrosu, ziyaretçilerini 12. yüzyıl Fransası’na geri götüren Saint Trophime Kilisesi tarih meraklısı gezginlerin ilgisini cezbedecek mekanlar. Orta Çağ kenti Avignon’da bulunan papalığın Orta Çağ’daki gücünü hissedebileceğiniz papalık sarayı Palais Des Papes, bugün müze olarak kullanılan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Orta Çağ sarayı Petit Palais ve şehrin ikonik yapılarından Saint Benezet Köprüsü Provence’ın tarihine ışık tutan mekanlardan birkaçı. Fransa Provence Bölgesi, lavanta bahçeleri, güzel sahilleri barındıran Cote d’Azur kıyıları ve tarihi ile size eğlenceli bir gezi vadediyor.


2018’in Heyecan Verici
Keşif Noktaları


İtalyan Alpleri’nin gözde mekanı Dolomit vadilerinde eşsiz dağ manzaraları eşliğinde bölgeyi gezebileceğiniz yürüyüşlere katılabilirsiniz.

İki ayrı dünya tek bir şehirde

Valencia

İspanya’nın nüfusu bakımından en büyük üçüncü şehri olan Valencia, eski şehir ve bilim-sanat merkezi olarak ikiye ayrılıyor. Hem tarihi hem de modern binaları bir arada görebilirsiniz. Her yıl mart ayında Valencia’da düzenlenen dünyaca ünlü, dev kuklaların sergilendiği Las Fallas ve her yıl ağustos ayında düzenlenen, başlama topunun patlatılmasıyla bir saat boyunca insanların birbirlerine domates fırlatarak eğlendiği La Tomatina festivalleri Valencia’da sizi bekliyor.

Belçika’nın saklı güzelliği

Brugge-Gent

Belçika’nın Felemenk Bölgesi’nde yer alan Gent, Orta Çağ’dan kalma görkemli katedralleri, oldukça iyi korunmuş tarihi binaları ve müzeleri ile görülmesi gereken destinasyonlardan biri. Brüksel ile Brugge arasında konumlanmış bu kentteki üç kuleden biri olan ‘‘Çan Kulesi’’ Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Kumaş ticaretiyle zenginleşmiş şehrin Orta Çağ’dan kalan Tarihi Kumaş Borsası ve 14. yüzyıla kadar kontlara ev sahipliği yapan Gravensteen Kalesi de görülmesi gereken miraslar.

Karayip Denizi’nin Koruyucusu

San Juan

Karayip Adaları’nın en önemli ve en güzel liman kenti, Porto Riko’nun başkenti olan San Juan, cruise gemilerinin ilk adreslerinden biri. Kentin girişinde sizi korsan saldırılarının simgeleri olan duvarlar ve iki büyük kale karşılıyor. Konaklamak için tercih edebileceğiniz, harika konumuyla ve yapısıyla eski San Juan atmosferini yaşayabileceğiniz El Convento Oteli kentin tarihini yakından tanıma fırsatını sunuyor. Sömürge döneminden kalma muhteşem mimarisi, Arnavut kaldırımları, rengârenk evleri, deniz kenarındaki konumu ve doğal parkları ile sizleri büyüleyecek bir kent.

Dünyanın En Yoğun Nüfuslu Adası

Java Adası

Dünyanın en kalabalık 4. ülkesi olan Endonezya’ya bağlı Java Adası; Batı Java, Merkez, Doğu Java ve Banten olmak üzere dört bölgeye ayrılıyor. 1997’de UNESCO Dünya Kültür Varlıkları Listesi’ne alınan Güneydoğu Asya’daki en eski anıt, güney yarı küredeki eski dönemlerden kalma en büyük anıtsal yapı ve dünyanın en büyük budist tapınağı olan Borobudur Tapınağı Java Adası’nın mutlaka görülmesi gereken kültür duraklarından. Buda ve Budizm hakkında öğreneceklerinizle sizleri büyüleyecek.

Amerikan Rüyası

Chicago

Amerika Birleşik Devletleri’nin 3. büyük şehri olan ‘’rüzgarlı şehir’’ Chicago... Michigan Gölü’nün etkisiyle rüzgarlı olan şehir, gökdelenleri, parkları, sahilleri, caz barları, müzikalleri ve hareketli caddeleri ile ünlü. Filmlere sahne olmuş muhteşem manzaraları, gelişmiş ulaşım sistemi, ünlü müzikalleri ve tarihi yerleriyle Chicago görmeniz gereken destinasyonlardan biri. Kulaklarınıza ziyafet çektirecek bir müzik dinletisini, dünyanın en büyük ve iyi orkestralarından biri olan Chicago Senfoni Orkestrası’yla yaşamanız mümkün. Bütün sokaklarında yapacak bir şeyler bulabileceğiniz Chicago’da gezme isteğinize engel olamayacak, şehrin her yerini keşfetmek isteyeceksiniz.

Güneşin Hiç Batmadığı Şehir

Durban

Hint Okyanusu boyunca uzanan güzel plajlarıyla dünya çapında üne sahip olan Durban, Golden Mile adı verilen ve cazibe merkezi haline gelmiş sahil şeridiyle Güney Afrika’da mutlaka görmeniz gereken bir destinasyon. Golden Mile Kumsalı özellikle sörfçülerin vazgeçilmezi durumunda. Mükemmel okyanus manzarası, kendine has mimarisi ile hem ailelerin hem de çiftlerin bu eşsiz manzaraya doyamayacağı Oyster Box Butik Oteli, konaklamak için en doğru tercih. 19. yüzyıldan beri varlığını sürdüren, dünyanın en eski hipodromlarından Greyville Racecourse’da aynı zamanda golf sahası da var. Eğer golf tutkunuysanız, Durban en doğru adreslerden biri olarak listenizde yer alabilir. Hem manzaraları, hem doğası hem de spor aktiviteleriyle Durban sizlere keyi i bir tatili garanti ediyor.

Avrupa’nın En Güzel Nehir Rotaları

Lüks ve konforlu gemilerle, limanlardan şehirlere ‘‘merhaba’’ demenin en cezbedici hali olan cruise rotalarını Avrupa’ya çevirip, Lüftner Cruises firmasının Amadeus Brilliant, Amadeus Provence ve Amadeus Silver III gemilerini tanıyalım.

Orta Avrupa’da 4 Ülke

Amadeus Brilliant

110 metre uzunluğundaki Amadeus Brilliant cruise gemisi sizlere konforlu bir seyahat vadediyor. 150 kişilik yolcu kapasitesi, Panorama Restoran, Panorama Bar ve orta-üst kat balkonlarından, lüks süit odalarından seyredilecek muhteşem manzaralarıyla Amadeus Brilliant Avrupa’nın 4 ülkesini görmenizi sağlıyor. Almanya’dan Avusturya’ya, Macaristan’dan Slovakya’ya uzanan bu yolculukta Tuna Nehri’nin üzerinde eşsiz bir deneyim yaşayacaksınız. Almanya’dan yola çıkarak sırasıyla Münih, Passau, Wachau Vadisi, Viyana, Budapeşte, Esztergon, Bratislava, Linz ve Passau limanlarına uğrayan gemiyle birden fazla liman kentini sular üstünden keşfetmenin key ni sürebilirsiniz.

Güney Fransa’yı Keşif Vakti

Amadeus Provence

140 kişilik yolcu kapasitesi, konforlu süitleri, güneşin tadını çıkarabileceğiniz havuzu, Lindo Bar’ı ve lüks dizaynıyla Amadeus Provence, Rhone Nehri üzerinden sizleri rüya gibi bir Güney Fransa turuna çıkarıyor. Avusturyalı gemi personelinin misa rperverliği sayesinde lüksün ve konforun tadını geminin her alanında doyasıya yaşayabilirsiniz. Gastronominin başkenti Lyon-Vienne’den başlayan seyahat, en bilinen destinasyonlardan Avignon’a, Arles’e, St.Etienne des Sorts - Viviers’e ve Le Pouzin limanlarına uğrayarak tekrar Lyon’da son buluyor. Pont Du Gard’a kendi imkanlarınızla ulaşarak renkleriyle görsel şölen yaratan lavanta tarlalarını görmeniz de mümkün. Bu yolculuğun key ni 5 yıldızlı otel kalitesindeki Amadeus Provence’da çıkarabilirsiniz.

3 Avrupa Ülkesi ve Romantik Nehirler

Amadeus Silver III

Konforlu ve lüks Amadeus Silver III cruise gemisi sizlere unutulmaz bir deneyim yaşatmaya hazır. 12 adet lüks süit odası, yenilik dolu dizaynı ve birinci sınıf servis kalitesiyle üç ülkenin liman kentlerini rüya gibi bir seyahatle Ren Nehri ve Mosel Nehri üzerinden görebilirsiniz. Geminin içinde bulunan Cafe Vienna, kahveseverlerin damak zevkine hitap ederken, Panorama Restoran’ın mutfak ekibi bütün beklentilerinizi sonuna kadar karşılamaya hazır. Hollanda’dan başlayan bu rüya gibi seyahat Almanya’ya devam edip İsviçre’de son bulunuyor. Cruise gemisi sırasıyla Amsterdam, Köln, Cochem, Koblenz, Romantik Ren Parkuru, Rüdesheim, Mannheim, Speyer, Kehl ve Basel limanlarına uğrayarak sizlere eşsiz bir seyahat deneyimini vadediyor.

Yönünüzü Eşsiz Manzaralara Çevirin

Dünyadan 6 Epik Sürüş Yolu

Bir aracın üzerinde olmak çoğu insan için bir tutkudur. Kimini rahat ve huzurlu yollarda salınmak çekerken, kimini de heyecanı doruğa çıkaran virajlar ve sürat isteğini tetikleyen düzlükler cezbeder. Sizler için dünyanın dört bir tarafından tehlikeli yollardan, göz alıcı manzaraları ile huzur veren parkurlara en güzel rotaları derledik.

Efsanevi Yarış Başlıyor

Isle of Man TT Races

Birleşik Krallık’a bağlı Man Adası’nda her yıl 2 hafta boyunca nefesleri kesen bir yarış gerçekleştiriliyor. İngiltere ve İrlanda’dan feribotlar ve hava yolu ile ulaşabileceğiniz ada bu yıl, bu heyecana 26 Mayıs-8 Haziran tarihleri arasında ev sahipliği yapacak. Dünyanın en tehlikeli yarışı olarak nitelenen etkinlikte en cesur motosiklet sürücülerinin mücadelesini izleyebileceksiniz. Hız sınırı ve diğer bürokratik engellemelerden kaçmak için Man Adası’na taşınan yarışlar 1907 yılından bu zamana en tehlikeli motosiklet yarışı olarak her yıl yapılıyor. Hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı yarışlarda sürücüler birbirlerinden ziyade korkuları ve 60 kilometrelik parkurla yarışıyor. Bu cesaret gösterisine tanık olmadan önce daha fazla kir edinebilmeniz için yarışların ünlü pilotu Guy Martin’in başrolünde oynadığı Closer To The Edge lmini izlemenizi öneririz. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı sırasında adadaki esir kampına götürülüp orada şehit olan askerlerimiz için yapılan şehitliği de ziyaret edebilirsiniz.

Dünyanın En Zorlu Yarışlarından Biri

Dakar Rallisi

Farklı kategorilerde yarışan birbirinden farklı özelliklerdeki araçlar ve Güney Amerika’nın zorlu doğal koşullarının bir araya geldiği yarış bu yıl 6-20 Ocak tarihlerinde motorspor tutkunlarını kendine çekecek. 40. yılını kutlayan yarış Arjantin, Bolivya ve beş yıl aradan sonra Peru topraklarında gerçekleşecek. Geçilmesi zor çöller, seyrine doyulmayan göller... Binlerce kilometrelik yarış Peru’nun başkenti Lima’dan, Arjantin’in Cordoba şehrine uzanan rotasıyla kıtanın en güzel manzaralarını ve yarış heyecanını bir araya getirecek.

Gayzerler ve Vahşi Yaşam

Yellowstone, Wyoming

Yellowstone Ulusal Parkı’nı kuzey-güney doğrultusunda baştan başa keşfedebileceğiniz sürüş rotası, tanık olacağınız eşsiz manzaralarla farklı bir yolculuk deneyimi sunuyor. Dünya üzerindeki sıcak su gayzerlerinin yarıdan fazlasına ev sahipliği yapan bölge vahşi yaşam çeşitliliği ve her mevsim farklılaşan göz alıcı renkleri ile de dikkat çekiyor. Bizonlar, büyük boynuzlu keçiler, bozayılar, çakallar ve doğa ananın kucağında yaşayan onlarca canlı türü Jackson’dan Mammoth’a uzanan 402 kilometre uzunluğundaki rotada karşılaşacaklarınızdan yalnızca birkaçı.

İsviçre Alplerini Yolda Keşfedin

Andermatt

Alplerin etkileyici manzarası eşliğinde uzanan bir rotada sürüşün key ni çıkarın. Yılın yarısında kar altında olan bu rota mayıs ve ekim ayları arasında kalan sürede keşfetmeniz için oldukça müsait. Şirin dağ kasabası Andermatt yolculuğunuzun ilk ve son durağı olacak. Seyahat boyunca eşsiz Alp zirvelerini seyredebileceğiniz, dar ve yüksek yollarında gerek yükseklikten gerekse çevrenizi saran manzaradan başınızın döneceği Susten, Grimsell ve Furka geçitlerinden geçecek ve bunları birbirine bağlayan yolların tadını çıkaracaksınız. Ormanlar, karlı zirveler, vadilere saklanmış göller ve bol oksijen 121 kilometrelik yolculukta sizi bekliyor.

Le Morne’un Gölgesinde Bir Rota

B9 Sahil Yolu Mauritius

Hint Okyanusu’nun yükselen turizm yıldızı Mauritius’ta gerek arabanızla, gerekse bisikletinizle okyanusun sunduğu manzaraların tadını çıkarabileceğiniz bir rota B9. Adanın güney kıyısında bir anıt gibi yükselen doğal yapı Le Morne’dan, Souillac’a uzanan 40 kilometrelik yolda keskin virajlarda kıvrılarak ilerlerken bir tarafınızda Mauritius’un yeşille bezenmiş tepelerinin oluşturduğu UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki doğası, diğer tarafınızda okyanusun turkuaz suları size eşlik edecek. Yolda durup gördüklerinizin doyasıya tadını çıkarabilmeniz için seyir alanları da düşünülmüş.

Toskana’da Lezzete Uzanan Rota

Chianti Yolu

Geçmişte Rönesans’ın, bugün de dünyanın kaliteli şaraplarının beşiği olan Toskana’da lezzet dolu bir rota sizi keşfe çağırıyor. Floransa ve Siena arasında yer alan Chianti bölgesinde hafif eğimlerle dalgalanan tepelerin arasında yapacağınız 71 kilometrelik yolculukta, Toskana’nın ünlü üzüm bağları çevrenizi saracak. Yolculuk boyunca Chianti üzümlerinden doğan lezzetleri tadabileceğiniz Greve, Panzano, Castellina, Radda ve Gaiole gibi duraklar sizi ağırlayacak. Başlangıç ve bitiş noktasındaki Floransa ve Siena şehirlerinde Orta Çağ havasını taşıyan mimari yapılar rotanıza farklı bir boyut katacak.

Geçmişin İzlerini Taşıyan Gemi

HALAS


100 yılı aşkın bir süredir sularda insanları taşıyan ve döneminden taşarak bugün de ünlü ve lüks bir gemi olan Halas’ı sizlerle buluşturuyoruz. Bir asırdır verdiği hizmetle turizm efsanesine dönüşen Halas’ın hikayesinin bunda payı oldukça büyük. Halas bir varoluş mücadelesinin bugün hâlâ yaşayan tanıklarından biri.

1914 yılında İskoçya’nın Glasgow kentinden bir asır sürecek macerasına başlamak için suya inen Halas, o zamanlar bir imparatorluğun son umutlarını ifade ediyordu. Toplanan yardımlarla alınan, o zamanki adı Reşit Paşa olan gemiye, başlayan savaşın bahanesi ile teslim alınmasına saatler kala İngiltere tarafından el konuldu. Geminin ilginç hikayesi de bu olayla birlikte başladı. İlk önce ismi değiştirilen gemi artık “Su Cadısı” olarak anılıyordu ve asıl sahiplerine karşı savaşmak için görevlendirilmişti. Çanakkale Savaşı sırasında cepheye İngiliz askerlerini taşıyordu. Biten savaşın ardından 1923 yılında hep ait olduğu topraklara dönüp “Kurtuluş” anlamına gelen Halas adını alan, zor zamanlarda, zor şartlarda kendisi için fedakârlık yapan milletine hizmet etmeye başladı. Hem de Boğaz’ın en büyük gemisi olarak.

Yaklaşık 2000 kişi kapasite ile Halas yarım asırlık bir süre Şirket-i Hayriye tarafından vapur olarak kullanıldı. Haldun ve Çiğdem Simavi tarafından satın alınıp charter gemisine dönüştürülen Halas, 2008 yılında Mustafa ve Caroline Koç’a devroldu. İtinalı bir renovasyondan sonra bugün her tarafında taşıdığı tarihin izleri ve 12 lüks kabini ile boğazda davetlere, güney sahillerinin en güzel koylarında mavi yolculuklara ev sahipliği yapmak üzere kiralanıyor. 54 metre uzunluğundaki Halas 24 kişiyi ağırlayabiliyor. Hem hikayesi hem de görsel güzelliği ile hâlâ misa rlerini büyülüyor.



Yükselen Trendler!


TOD’S Kadın Çanta Koleksiyonu

Crossbody Çantalar

Modayı takip eden kadınların tercihi TOD’S, crossbody çantaları ile öne çıkıyor. İkonik kauçuk detayları, ikiz kulpları, çıkarılabilir askıları, pürüzsüz deri yüzeyleri ve kürkle süslenmiş detaylarla şık bir seçim sunan çantalar dikkatleri üzerinize çekecek. Metal detaylarla zenginleştirilen modeller, tasarımları ve şık görünümlerinin yanında sahip oldukları cep ve bölmelerle de rahat bir kullanım sağlıyor.

Kendinizi Evinizde Hissedin

Room Mate Hotels

Bir otelde değil de sanki bir arkadaşınızın evinde kalıyormuşsunuz hissini yaşatmayı felsefesi haline getiren, dekorasyonu ve sunduğu hizmetle bu felsefelerini pekiştiren Room Mate Hotels, aralarında İstanbul, New York, Floransa ve Barselona gibi şehirlerin bulunduğu 12 farklı destinasyonda konaklama deneyimi sunuyor. Şeffa ığı ve dürüstlüğü ilke edinerek misa rlerini ağırlayan otel konuklarına müşteriden öte bir arkadaş gibi yaklaşıyor.

Alplerde Kayak

Four Seasons Megeve

Four Seasons Megeve yaz kış Fransız Alplerinin en çekici noktalarından biri olmaya aday. Ünlü kayak merkezinde hizmet veren otel, Four Seasons kalitesini fazlasıyla yaşamanızı sağlıyor. Alpler’de kayak yapmanın tadını doyasıya çıkaracağınız otelde, dilerseniz ailenizle dilerseniz arkadaşlarınızla oldukça hoş bir tatil geçireceksiniz. Fitness ve spa merkezinin yanında gençlere ve çocuklara hitap edecek aktivitelerin de yer aldığı merkezler sizi bekliyor.

Maceraya Adım Atın

The Vans - Finisterre Ayakkabıları

Artık hava şartları maceracı ruhunuzu durduramayacak. The Vans ve Finisterre markaları özellikle yağışlı havalarda tercih edebileceğiniz, yürüyüş gibi aktivitelerde sizi yarı yolda bırakmayacak ayakkabıları beğeninize sunuyor. Çeşitli renk ve modellerde üretilen, tamamen doğa yürüyüşleri gibi zorlu aktivitelere yönelik tasarlanmış, dayanıklı, rahat ve maceracı ruhunuza hitap eden, sizi heyecanlı rotalara götürecek ayakkabılarınız sizleri bekliyor.

Ayhan Sicimoğlu ile

Özel Rotaların Peşinde


2017 Ekim ayı SeturSelect misa rleri için Ayhan Sicimoğlu rehberliğinde damak tatlarının hareketlendiği bir ay oldu. Beyaz trüf mantarının lezzetini tatmanın yanında onu toprağın altında saklandığı yerden çıkarmanın verdiği hazzı yansıtan bir tur gerçekleştirdik. Turumuz bu yıl Duvar Boyama Festivali gibi ilginç bir festivale de ev sahipliği yapan Dozza’da başladı. İki yılda bir yapılan festivalde duvar boyama sanatçılarının eserlerini görme fırsatı bulduk. 4 günlük turumuzun 2. gününde Gubbio’ya geçtik ve turumuzun temasını oluşturan, lezzetli trüf mantarı avımızı gerçekleştirdik. Pierro Mussoni çiftliğinden ustalar ve köpekleriyle gerçek bir lezzet avının içerisinde toprağın altına gizlenmiş lezzetin peşindeydik.

Orta Çağ’ın gizemli havasını hâlâ sokaklarında hissedebileceğiniz şehir turunun ardından trüf mantarı konusunda bir başka iddialı bölge Citta di Castello’yu keşfettik. Turumuzun son gününde Rönesans’ın kalesi olarak ifade edilen Bologna şehir turunu gerçekleştirdik. Mekanların çekiciliği, Orta Çağ yapılarının güzelliği ve lezzet dolu turun verdiği haz ile misa rlerimizle birlikte İtalya’dan ayrıldık. Ayhan Sicimoğlu farkı ile gerçekleştirdiğimiz özel turlarımız bu yıl da devam edecek. En fazla 20 kişinin katılabildiği bu ayrıcalıklı turlarda misa rlerimizi her zaman olduğu gibi özel bir ilgiyle ağırlayacağız. Ayhan Sicimoğlu’nun bilgi ve tecrübesinden de böylelikle hepimiz daha fazla yararlanma imkanı bulacağız. 2018 baharının gelmesiyle birlikte Ayhan Sicimoğlu ile keşfetmeye kaldığımız yerden devam edeceğiz. Avrupa’nın gözde destinasyonlarına yapacağımız bu özel yolculuklar doğanın tekrar canlanmaya başladığı Mart ayında Cote d’Azur Turu ile başlayacak. Fransa’nın Akdeniz kıyılarına uzanarak güzel kıyı kenti Nice’i, Cote d’Azur Turu ile keşfedeceğiz. Nisan ayında Sicilya’ya misa r olacağız. Haziran ayında ise İspanyol kültürünü tanıyacağımız Bask Bölgesi Turu’nu gerçekleştireceğiz. Eylül ayındaki özel turumuzla, sonbaharın romantik havasını en güzel yansıtan şehir Venedik’i keşfedeceğiz. Artık bir SeturSelect klasiği haline gelen Gubbio Trüf Mantarı Avı turumuz ise yine Ekim ayında sizlerle buluşacak. Duayen Ayhan Sicimoğlu’nun tecrübelerini yansıtan hikayeleriyle ve SeturSelect’in misafirlerini özel hissettirecek konseptiyle 4’er gün süren turların hepsi seyahatin ötesinde bir deneyimi yansıtacak.






Diğer Sayılar