• Kış Adresleri Aailece Kayak Keyfi Karayipler Cruise Rotalarının Vazgeçilmezi Epik Destinasyonlar Game of Thrones 7 Rotası
  • Bırakın Hayeller Gerçeğe Dönüşsün
  • Keşfetmenin Hazzı Yeni Destinasyonlarda
  • Volkanların Gölgesinde Beyaz Plajlar Filipinler
  • Canlı Gece Hayatı ile Manila, Beyaz Kumlarda Dans Boracay, Güneyin Kraliçesi Cebu
  • Minik Kayakçılar ve Aileleri İçin Bekleyen Alp Zirveleri, Verbier / İsviçre , Madonna Di Campiglio / İtalya
  • Zell am See / Avusturya , Avoriaz / Fransa
  • Karayip Cruise Rotalarının En İyileri
  • Karayipler'de 12 Gün Riviera, Karayip Adaları'nın Yıldızı Silver Wild
  • Malta, Kuzey İrlanda
  • New York, Sydney


Bırakın Hayaller

Gerçeğe Dönüşsün

SeturSelect hayal ettiğiniz seyahati yaşayabileceğiniz bir deneyim sunuyor. Nelere ilgi duyduğunuz size özel olarak hazırlanacak turlar için oldukça önemli. Maceraperestler için en gizemli destinasyonları, sanatseverler için sanatsal aktivitelerin en yoğun olduğu adresleri, eğlence arayanlar için en iyi festivallerin düzenlendiği şehirleri, lezzet avcıları için dünyanın her yerinden en seçkin lezzet noktalarını bir araya getiren SeturSelect seyahatseverlerin tercihlerini ön planda tutup hayallerindeki tatili yaşamalarını sağlıyor.

SeturSelect seyahat öncesinde alınan bilgiler üzerinde çalışan seyahat danışmanlarıyla, belirtilen bütçeye ve kişisel tercihlere göre size en uygun otel rezervasyonlarını, ulaşım alternatiflerini, restoran önerilerini derliyor, vize işlemleri ve rehberlik hizmetleri ile tur kapsamında değerlendirilebilecek her ayrıntıda gerekli organizasyonları yapıyor. Size sadece arkanıza yaslanıp her anı size özel düşünülmüş seyahatinizin keyfini çıkarmak kalıyor.

SeturSelect.com

Keşfetmenin Hazzı Yeni Destinasyonlarda

SeturSelect olarak seyahat tutkunlarına spor, deniz, macera, gurme gibi temaları seyahatlerinin geneline yansıtan özel turlar sunuyoruz. Birçok farklı destinasyonda seyahatseverlerin isteklerine uygun rotalar belirliyoruz. Seyahat düşkünleri için bir referans kaynağı olan seturselect.com web sitesi her geçen gün zengin ve rafine içeriklerine yenilerini ekliyor. Bu kapsamda daha çok seçenek ve daha fazla deneyim için birbirinden özel 11 destinasyonun tanıtımları web sitemizde yayınlanmaya başladı. Köklü Pers kültürünü dünyaya anlatan İran’dan, artık müze olarak hizmet veren eski hapishane Kilmainham Gaol’un bulunduğu Dublin’e… Asırlara meydan okuyarak bugüne ulaşan ihtişamlı tapınak Angkor Wat’a ev sahipliği yapan Kamboçya’dan, coşkuyla akan Niagara Şelalesi’nin taçlandırdığı doğasıyla Kanada’ya… Tropik tatilin her zaman en iyi adreslerinden biri olan Karayipler’den, antik çağın gizemini görkemli yapılarıyla günümüze taşıyan Yunanistan’a ve dünyanın en farklı canlı türlerini barındıran Madagaskar’a… Elli yıllık klasik arabalarla sokaklarını keşfettiğiniz Küba’dan, modanın nabzını tutan Milano’ya… Kayıp bir uygarlığın mirası Machu Picchu’yu zirvelerinde saklayan Peru’dan, insanlığın ayak izlerinin ilk ortaya çıktığı yerlerden biri olan Tanzanya’ya yepyeni destinasyonlarla seyahat tutkunlarına yeni hikayeler yaratacakları seçenekler artık web sitemiz SeturSelect.com’da! Maceraya çıkmak, sanatın tadına varmak, yeni yerler keşfetmek, daha önce tatmadığınız lezzetleri tatmak, farklı deneyimler yaşamak için SeturSelect’in dünyasına adım atın, yeni rotaların tadını çıkarın.

Volkanların Gölgesinde Beyaz Plajlar

Filipinler

Filipinler her biri birbirinden güzel yaklaşık 7.000 ada üzerine kurulmuş, dünya üzerindeki en farklı destinasyonlardan biri. Doğasında sayısız güzelliği barındıran 20’den fazla yanardağın aktiviteleri ile şekillendirdiği adalar ülkesi; ölü mercanların kalıntılarının oluşturduğu beyaz kumsalları kadar, kültürü ve 2.000 yılı aşkın süredir üzerinde üretimin devam ettiği karakteristik pirinç tarlaları ile de ilgi çekiyor. Filipinler’i ülkenin capcanlı vitrinleri Palawan, Cebu, Boracay ve Manila penceresinden tanıyoruz.

Saklı Plajları Keşfedin

Palawan

Palawan, Filipinler’in en dikkat çeken noktalarını kendisinde saklayan bir destinasyon. Eşsiz güzellikteki doğal yapıları turistlerin yoğun ilgisi ile karşılaşıyor. Dünyanın en güzel adalarından biri olarak gösterilen Palawan, kıyılarındaki kayalıkların ardına saklanmış, bembeyaz kumlarla örtülü plajlarıyla ünlü. Adanın El Nido bölgesinde sizi güzel bir keşfe çıkarmak üzere Bangka adlı tekneler bekliyor.

Bu teknelerle Palawan kıyılarını, çevresinde yer alan onlarca küçük adayı ve plajlarını keşfe çıkabilirsiniz. Ayrıca bu harika turlarda dalış yapmak isterseniz, Japonların İkinci Dünya Savaşı sırasında batan gemi enkazları oldukça ilgi çekici dalış noktaları oluşturuyor.

Beyaz Kumlarda Dans

Boracay

Boracay Adası ve tüm batı sahilleri boyunca uzanan ünlü plajı White Beach… Bembeyaz ince kumların üzerinde saatlerce kalmak isteyebilirsiniz. Ünlü plaj üç bölüme ayrılıyor. Plajın ortada kalan kısmı diğer iki bölüme göre daha hareketli. Gece ve gündüz vakit geçirebileceğiniz publar, restoranlar bu bölümde yoğunlaşmış durumda. Bu adada ulaşım da bir o kadar eğlenceli. Bölgeye karakterini kazandıran trisikletler oldukça yaygın olarak kullanılyor. Doğu yakasında yer alan Bulabog Plajı ise su sporları tutkunları için önemli bir durak noktası. Her yıl kasım ayıdan nisan ayına kadar olan sürede kitesurf yapan turist ve yerliler izlenmeye değer güzel bir görsel şov sunuyor. Boracay’da yerel tarzda yapılmış yelkenlilerle açılarak gün batımını izlemek adayı ziyaret edenler tarafından oldukça ilgi görüyor. Boracay’da yıl boyu sayıları 200 ile 300 arasında değişen kelebek türlerini gözlemleyebilirsiniz. Ayrıca 150 endemik bitki türü de doğa severler için sergileniyor.

Güneyin Kraliçesi

Cebu

Visayas Adası’nın baş şehri olan Cebu gözde tatil mekanlarından biri. Huzurlu ve unutulmaz bir tatil için gerekli olan hemen her şey Cebu’da ve yakın adalarda bulunuyor. Filipinler’in çoğu yerinde görüp hayran kaldığınız beyaz kumsallar burada da yer alıyor. Kenti çevreleyen sularda, tekne turları ile keşfedebileceğiniz 167 adet ada var. Bu adalardan en ünlüsü Mactan Adası. Ada, özellikle romantik bir balayı tatili yapmak isteyen çiftler tarafından tercih ediliyor. Adanın turistler tarafından ilgi gören bir diğer noktası Lapu Lapu Anıtı. Lapu Lapu Mactan Adası yerlilerinin lideriymiş. Kendisine bağlı yerlilerle birlikte adaya gelen Macellan ve İspanyol askerlerini yenilgiye uğratmışlar. Filipinliler de bu tarihi olayı unutmamak için anıtı Mactan Adası’na dikmişler.

Canlı Gece Hayatı ile

Manila

Filipinler’in başkenti Manila, dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri. Yaklaşık 15 milyon insan bu şehirde yaşıyor. İlk başta şehrin yapısı ve trafiği size oldukça karmaşık gelebilir. Gündüzleri güzel bir Asya kenti olan Manila eğlenceli yüzünü de güneş battıktan sonra gösteriyor. Bu yönüyle gece hayatını seven turistleri bekleyen capcanlı bir şehir. Makati, Ermita ve Malate bölgeleri gece hayatının nabzının attığı yerler olarak öne çıkıyor. Bu bölgelerde sabaha kadar eğlence devam ediyor. Makati, Manila seçkinlerinin de eğlenmek için seçtiği bölge.

Minik Kayakçılar ve Aileleri İçin Bekleyen

Alp Zirveleri

Yaklaşan kayak sezonu ile birlikte en iyi kayak destinasyonlarını konu ediyoruz. Avrupa Alpleri’nin ailece kar tatili yapabileceğiniz merkezleri Verbier, Madonna Di Campiglio, Zell am See ve Avoriaz’ı özel yanları ile yazımızda bulabilirsiniz.

Verbier

İsviçre

Güney Batı İsviçre’de kayak keyfini sonuna kadar yaşayabileceğiniz bir merkez bulunuyor. İsviçre Alpleri’nin üzerinde, 1.500 metre yükseklikteki Verbier Avrupa’nın en çok pist seçeneği sunan merkezlerinden biri konumunda. Thyon, Veysonnaz ve Nendaz vadileri toplamda yaklaşık 410 kilometre uzunluğundaki kayak pistlerine ev sahipliği yapıyor. 90’ı aşkın lift’i ile daha az yorgunluk ve daha çok keyif sizi bekliyor. 3.000 metre yüksekliğindeki buzullar sayesinde aralık ayından mayıs ayına kadar Matterhorn ve Mont Blanc manzarası eşliğinde kayak yapma fırsatı sağlıyor.

Ailece snowboard ve kayak dersleri alıp yeteneğinizi geliştirebileceğiniz başlangıç pistlerini ya da maceracı ruhlar için hazırlanmış bol karlı rotaları Verbier’de bulabilirsiniz.

Madonna Di Campiglio

İtalya

Deniz seviyesinden 1.500 metre yukarıda İtalya’nın bir numaralı kayak merkezi Madonna Di Campiglio ile tanışın. Alpler üzerinde yer alan önemli kayak merkezlerinden birisi olarak gösterilen kasaba 150 kilometrelik uzunluğuyla her seviyeden kayakçıya hitap eden pistlere sahip. 50.000 metrekarelik kar parkı hem yetişkinlere hem de çocuklara özel aktiviteler yapabilme imkanı sunuyor. Çeşitli parkurlarla bezenmiş parkta, engeller ve kar tünelleri gibi sürprizlerle eğlenceli bir kayak deneyimi yaşayabilirsiniz

İtalyan Alpleri’nin gözde mekanı Dolomit vadilerinde eşsiz dağ manzaraları eşliğinde bölgeyi gezebileceğiniz yürüyüşlere katılabilirsiniz.

Zell am See

Avusturya

Avusturya Alpleri üzerindeki kasaba 3.000 metre yüksekliğe kadar ulaşan kayak tesisleri ile tanınıyor. Kitzsteinhorn Buzulu üzerinde yer alanlarla birlikte, Zel Am See‘nin pist uzunluğu 138 kilometreyi buluyor ve her seviyeden kayakçının beklentilerini karşılıyor. Schmitten Tepesi’ndekiler uzun ve yumuşak eğimleriyle çocuklarıyla birlikte vakit geçirmek isteyen aileler ve yeni başlayanlar için oldukça uygun. Zeller Gölü de yaz kış ayrı güzellikler sunan bir yer. Kış aylarında donan, dağların arasındaki bu tatlı su gölünde yerel halkla birlikte buz pateni yapabilirsiniz.

Avoriaz

Fransa

Avoriaz ünlü Portes du Soleil kayak merkezinin tam ortasında yer alıyor. Ortalama 1.800 metre yükseklikte ve 283 piste sahip. Ağaçların arasında kıvrılarak inen yumuşak pistleri dünyanın her yerinden kayak tutkunlarını kendisine çekiyor. Her yıl ortalama 8 metre kalınlığa ulaşan kar yağışıyla ve Fransa Alpleri’nin panaromik manzarasıyla keyifli bir kış tatili için ideal ortamı oluşturuyor. Çocuklarınızla birlikte yavaşça yamaçlardan aşağıya süzülebileceğiniz pistler olduğu gibi, macera arayanlara yönelik hareketli ve dik pistler de mevcut. Avoriaz’da dikkatinizi çekecek bir diğer şey de 1960’larda yapılan ünlü ahşap yapıları. Kayak merkezinde halen otel olarak hizmet veriyorlar. Sonraki dönemlerde inşa edilen yapılar da bu mimari stil ve geleneğe uygunluklarıyla dikkat çekiyor.

Vazgeçilemeyenler...

Konu kayaksa Zermatt, Courchevel, Megeve ve Lech kesinlikle unutulmaması gereken yerler. Matterhorn gölgesinde kayak zevki sunan ayrıca dünyaca ünlü tırmanış ve yürüyüş rotalarına sahip Zermatt, 3 vadiye yayılmış ve bağlantılı en büyük kayak merkezi olma özelliği ile Courchevel, 217 yamaçta 445 km pist uzunluğuyla Fransa’nın önemli kış sporları merkezi Megeve ve Avusturya’nın dünyaca ünlü isimleri kendine çeken kayak merkezi Lech kayak tatili için listenizin ilk sıralarında yer vermeniz gereken destinasyonlar.

Karayip Cruise Rotalarının

En İyileri

Denize aşık olanların en büyük deneyimlerinden biri cruise seyahatleridir. Denizlerde lüks otelleri kıskandıracak konforda yapılan yolculukların adresi dev gemiler. Şimdi gelin egzotik Karayip Denizi’nin dört yıldızı Seven Seas Navigator, Insignia, Riviera ve Silver Wind gemilerini tanıyalım.

Karayipler’de 15 Gece

Seven Seas Navigator

Gece kulüpleri, casinosu, yemek aktiviteleri, sinema salonu, spa ve güzellik merkezi, açık havuzu, 24 saat oda servisi ve dünya mutfaklarından en güzel yemekler… Hizmetinizdeki 345 mürettebatı ve sayısız olanağı ile Seven Seas Navigator sizi New York’tan başlayıp Miami’de sonlanacak uzun bir yolculuğa davet ediyor. Birçok liman ve Karayip Denizi’nin mavi sularında geçecek yolculuğa New York’tan başlıyor, sırasıyla Puerto Rico San Juan, Karayip Adaları’ndan Gustavia, St. Barts, St. Barthelemy, St. Lucia’nın başkenti Castries, Kolombiya’nın güzel şehri Santa Marta, Cayman Adaları’nda George Town ve Florida kıyıları boyunca yapılacak deniz yolculuğundan sonra finali Amerika Birleşik Devletleri’nin tatil merkezi Miami’de yapıyorsunuz. Yolculuk boyunca Atlantik Okyanusu ve Karayip Denizi’nin mavi sularının keyfini sürebilirsiniz.

Küba Rotanız Hazır

Insignia

Oceania Cruises firmasının milyonlarca dolar yatırımla yenilediği cruise gemisi Insignia Miami ve Küba arasındaki rotasıyla konuklarının karşısına çıkıyor. Geminin tik ağacından güvertesi ve ince işçilikle döşenmiş özel taşlı dekoru dikkat çekiyor. Özel verandaların bulunduğu 342 süit odada 684 yolcuyu ağırlayabiliyor. İyi eğitim almış 400 Avrupalı personeli keyifli bir yolculuk için tüm olanakları sağlamak üzere hazır. Insignia yolculuğuna Miami’den başlıyor. 8 gün sürecek yolculukta ilk durak Kuzey Amerika’nın en güney ucu Florida Key West. Kıyıdan ilerilere baktığınızda sadece 90 mil uzakta Havana’yı görebilirsiniz. Sonraki durağınız da zaten Havana olacak. Havana limanında demirledikten sonra kendine has yapısını koruyan şehirde tur atıp eski şehirde tarihi yapıları, Havana Katedrali ve Devrim Müzesi gibi mekanları görme imkanı bulabilirsiniz. Yolculuk, adanın diğer yakasındaki şehirler Cienfuegos ve Santiago de Cuba’ya uğradıktan sonra Atlantik Okyanusu üzerinde devam ederek Miami’de son buluyor.

Karayipler’de 12 Gün

Riviera

Oceania Cruises şirketinin bir başka yıldız gemisi Riviera, Karayipler’de farklı bir rota izleyerek yolcularına güzel bir cruise seyahati yaşatıyor. Oceania Cruises’in diğer tüm gemilerinde olduğu gibi Riviera’da da lüks ön planda tutuluyor. Yolcularına unutmayacakları bir deneyim sunmak için ince ayrıntılar dikkatle düşünülmüş. Geminin mobilya ve döşemeleri Ralph Lauren imzalı. Göze çarpan zarif hava gemiye bir kimlik kazandırıyor. Gemideki aktiviteler oldukça çeşitli. Mini golf sahasından fitness merkezine, spadan casino ve barlara güzel vakit geçirebileceğiz birçok aktiviteyi Riviera güvertelerinde bulabilirsiniz. 12 günlük Karayip seyahati Miami’den başlıyor. Great Stirrup Cay, Gustavia, Fort de France, Bridgetown, St. George’s, Castries, St. John’s ziyaretlerinden sonra Miami’ye dönüyor. Bu keyifli yolculukta Antigua, Barbados ve Bahamalar’ın tadını çıkarın.

Karayip Adaları’nın Yıldızı

Silver Wind

7 güvertesinde 296 yolcuyu ağırlayabilen Silver Wind Karayip Denizi’ndeki ada ülkelerinde bir haftalık yolculuk sunuyor. 210 kişilik mürettebatı ile yolcularına yüksek bir hizmet standardı sunan gemi, yüzme havuzu, spa, fitness merkezi, casino ve disco gibi gemi içi olanaklarıyla da keyifli bir seyahat deneyimi sunuyor. Karayip ülkesi Barbados Bridgetown’dan demir alan gemi Karayip Denizi’nde Les Anses d’ Arlet, Basseterre, Antigua St. John’s limanlarına uğruyor. Dönüş yolculuğunda Roseau, Castries, Trinidad Tobago Scarborough şehirlerini ziyaret ediyor ve BridgeTown’a geri dönüyor. Bu benzersiz yolculukta hem geminin hem de Karayipler’deki güzel adaların keyfini sürebilirsiniz.

Game of Thrones’un

7 Rotası...

“Winter is coming!”

İzlanda

Aslında kış zaten hep buradaydı. Game of Thrones rüzgarından belki de en çok faydalanan destinasyon İzlanda. Sezonlarca gelmesi beklenen kış için en uygun yer. Myvatn Gölü, Dimmuborgir lav sahaları ve Svinafellsjökull Buzulu’nu gördüğümüz dizi eşsiz kış manzaralarıyla hepimizi ekrana kilitlerken aynı zamanda İzlanda’ya giden turist sayısını da bir hayli arttırdı.

Kraliçe Evine Döndü

Zumaia – İspanya

Dizide sıkça ejderhaların kanatlarının altında uzanan sarp, kayalık sahilleri izledik. Son sezondaki en önemli yerlerden biri de burası oldu. Dragonstone’u en iyi yansıtan destinasyon için İspanya sahil kasabası Zumaia’nın Itzurun adı verilen kıyıları seçilmiş. Kayalık sahil boyunca yürüyüşler ve Dragonstone’a çıkan uzun ve dolambaçlı patika Zumaia’da sizi bekliyor.

Demir Tahtın Şehri

Dubrovnik – Hırvatistan

Orta Çağ’dan kalan eserleriyle ve mistik havasıyla Dubrovnik, dizideki başkent King’s Landing’e hayat veriyor. 7 sezon boyunca en önemli sahnelerde Dubrovnik’in sokaklarını ekranlarımızda gördük. En kalabalık pazar sahneleri için kullanılan St. Dominika Sokağı, Cercei Lannister’ın unutulmaz sahnesi Kefaret Yürüyüşü’ne mekan olan Stradun ve şehrin en yüksek noktası Minceta Kulesi Kralın Şehri’ne hayat veren mekanlar. Hotel Belvedere ve Grand Park Dubrovnik, seyahatinizde dizinin sahnelerini hatırlayacağınız diğer özel mekanlar.

Kızıl Kale Duvarlarını Görmek İsteyenler Buraya

Malta

Dubrovnik ve Malta meşhur başkente hayat veren iki gerçek şehir. Malta’da da birçok yapı dizide yer aldı. Mdina şehrinin 4 bin yıllık kapısı aynı zamanda dizide King’s Landing kapısı rolündeydi. 17. yüzyılda Malta Şövalyeleri tarafından yapılan Fort Ricasoli’yi de yine dizide Kızıl Kale’nin denizden girişi olarak izledik. San Anton Sarayı bizzat Kızıl Kale rolündeydi. Malta’da Fort Manoel ve Fort St. Angelo Game of Thrones setlerine ev sahipliği yaptı.

Starkların Evi

Kuzey İrlanda

Kuzeyin koruyucuları için en iyi ev yine kuzeyden. Kuzey İrlanda doğası dizinin ilk sahnesinden itibaren hep dikkat çekti. Ak gezenlerle ilk Tollymore Ulusal Parkı’nda karşılaştık. Stark Hanesi’nin kalesi Winterfell Strangford Lough kasabasında yer alıyor ve adı Castle Ward. Mussenden Tapınağı ve Downhill sahili de dizide sıkça karşımıza çıkan yerlerden.

Büyük Buluşma Gerçekleşti

Sevilla – İspanya

Dizi tutukunlarını ekrana kilitleyen, en önemli 3 karakterin aynı sahnede göründüğü yer için Sevilla’da bulunan Italica Harabeleri uygun görülmüş. Milattan önce 200 yıllarına dayanan Roma Dönemi antik tiyatrosu inşa edildikten 2 bin yıl sonra tekrar popüler. Sevilla’yı dizide daha önce de gördük. Alcazar de Sevilla Dorne’un Su Bahçeleri olarak karşımıza çıktı.

Tyrell Hanesi Düştü

Cordoba – İspanya

Özellikle dizinin son sezonunda İspanya oldukça popülerdi. Son sezonda bir aile daha yok oldu. Tyrelllerin evi High Garden olarak Cordoba’da 8. yüzyıldan kalan Endülüs kalesi Castillo de Almodovar del Rio’yu gördük. Tepenin üzerinde göz alıcı mimarisiyle yükselen kale dizideki Yüksek Bahçe rolünü hak etmiş gibi görünüyor. Halka açık olarak ziyaret edilebilen kalede kendi tarihini yansıtan eserlerin yanında dizide kullanılan aksesuarları da görmeniz mümkün

Yılbaşını En Coşkulu Kutlayan

5 Şehir

Yeni bir yılın heyecanı kutlandığı her yere ayrı bir hava katar. Yılın son günleri baktığınız her yerde değişen atmosferi ruhunuzda hissedebilirsiniz. Bazı şehirler var ki onlardan birinde yeni yılı karşılamak gerçekten bir ayrıcalık. Yılbaşını görkemle karşılayacağınız en iyi 5 şehri sizin için seçtik.

En Görkemli Noel Ağacının Işıklarıyla Dans Eden Şehir

New York

New York’ta yeni yıl kutlamalarının fitilini 1933 yılından beri süren bir gelenek ateşler. Her yılbaşında Rockefeller Meydanı’na dünyanın en büyük noel ağacı dikilir. Yıllardır gerçekleşen bu ritüelde ağacı süslemek için yaklaşık 50 bin ampül ve kristal kullanılır. Bu ışıltılı yılbaşı gecesinde birçok ünlü ismi de yanınızda görebilirsiniz. Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük kapalı tiyatro salonu Radio City Music Hall yılbaşı gecesinde meydandakileri eğlendirecek konserlere sahne oluyor. Yılbaşının diğer cazibe merkezi ünlü Times Meydanı’ndaki Ball-Drop geleneği. 1907 yılından beri her yılbaşında gece yarısı gökyüzünden dev bir kristal top geri sayımla birlikte meydana indirilir. Oldukça kalabalık olan meydandaki kutlamalarda eğlence bol fakat -10 dereceleri bulan soğuk havaya karşı sıkı giyinmenizi öneririz.

Mayolar ve Kar Küreleri… Bu Şehirde Yılbaşı Bambaşka

Sydney

Sydney Opera Binası ve şehrin ışıklar içindeki silueti mükemmel bir kutlamayı seyretmek için en iyi arka planı oluşturuyor. Avustralya dünyada yeni yılı karşılayan ilk destinasyonların içinde ve en görkemli kutlamalara da ülkenin kültür sanat başkenti Sydney ev sahipliği yapar. Limandaki onlarca tekneden ve şehrin her yanındaki binalardan atılan havai fişekler bol ışıklı bir partinin başlangıcıdır. Sydney’i yılbaşında özel bir yer yapan nedenlerden birisi de Güney yarım kürede yer alması elbette çünkü alıştığımız kar yağışını, kalın kırmızı paltosuyla Noel Baba’yı burada bulmanız güç. Yazlık kıyafetlerle ve hatta bir plaj partisinden manzaralarla karşılaşmanız daha olası. Yaz mevsiminde yılbaşı kutlamaları da ayrı bir güzel. Sydney’in bir diğer yılbaşı geleneği ise Norman Banks adlı bir radyocunun 1937 yılında başlattığı ilahi konserleri. Kentin bütün büyük meydanları yılbaşında binlerce insan tarafından dolduruluyor ve hep bir ağızdan ilahiler seslendiriliyor.

Avrupa’nın En Büyük Açık Hava Partisi

Berlin

Avrupa’da her şehir gibi Berlin de yeni yıl coşkusunu oldukça fazla hissedebileceğiniz şehirlerden birisi. Bir ay öncesinden yeni yıl için tüm hazırlıklar neredeyse tamamlanmış oluyor. Her yer ışıl ışıl süslenmiş çam ağaçlarıyla kaplanıyor. Berlin’in sokakları yılbaşı gecesinde birçok partiye ev sahipliği yapıyor fakat eğlencenin kalbi Brandenburg Kapısı’nda atıyor. Şehrin simgesi olan yapının önünde yüz binlerce insan geri sayım için toplanıyor. Sabaha kadar sürecek konserlerle bu büyük partide eğlenceye doyabilirsiniz.

Big Ben Yeni Yılı Müjdeliyor

Londra

Londra’da yeni yıl ruhu Thames Nehri çevresinde canlanıyor. Binlerce insan kendiliğinden bir partiye dönüşen kutlamalar için toplanıp Big Ben’in sesiyle yeni yılı müjdelemesini bekliyor. Saat 00:00’ı vurduğunda Trafalgar Meydanı’nı dolduran coşku London Eye üzerinde yapılan havai fişek gösterisiyle gökyüzüne yayılıyor. Dünyaca ünlü bu ışık gösterisini biraz daha uzaktan izlemek istiyorsanız Westminister Köprüsü veya Victoria Rıhtımı size en güzel açıyı verecektir veya nehir üzerinde gezinen botlardan birinde yeni yılı karşılamak da ilgi çekici olabilir. Sonrasında kalabalığa karışın ve sabaha kadar sürecek eğlencenin akışına kendinizi bırakın.

Romantizmin Başkentinde Yeni Yıl

Paris

Romantizm denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden biri olan Paris, yılbaşı kutlamaları için de en çok tercih edilen yerlerden biri. Kutlamaların merkezi Champs – Elysees Bulvarı ve tabii ki Eyfel Kulesi oluyor. Yıl başı akşamı tüm bu bölge trafiğe kapatılıyor ve meydan sadece yeni yıl coşkusunu yaşamak için gelen ziyaretçilere kalıyor. Bu gece şehirdeki bütün barlar, restoranlar ve oteller en yoğun zamanlarını yaşıyor çünkü yaklaşık 1 buçuk milyon insan yeni yılı karşılamak için Paris’i tercih ediyor. Eyfel Kulesi metalden yapılmış bir yılbaşı ağacı gibi bu gece için özel olarak süslenir. On binlerce ampulle ışıklandırılan kuleden ve Chaillot Sarayı’ndan saat tam gece 12’yi vurduğunda havai fişekler atılır. Işıkların ahengi Paris sokaklarını dolduran kalabalığın dansına eşlik ederek yeni yılı karşılar.

Yükselen

Trendler

Dünyanın gözde şehirlerinden biri

San Miguel

Meksika’nın yükselen turizm destinasyonlarından biri olmaya başlayan şehir, 17. ve 18. yüzyıldan kalma iyi korunmuş eski şehir merkezi ve tarihi dokusuyla misafirlerini kendine çekiyor. Şehrin dikkat çeken en önemli yapısı Parroquia de San Miguel Arcangel. 16. yüzyıla kadar dayanan kilisenin mimarisi 19. yüzyılda Meksikalı bir mimar olan Zeferino Gutierrez’in eklediği ve şehrin ikonik yapıları haline gelen pembe kulelerle tamamlanmış. El yapımı birçok ürünü bulabileceğiniz San Miguel sokak pazarlarını da görmeden dönmemelisiniz. Konuklarını ağırlayacak oteller de artık San Miguel’de var. Hotel Matilda teraslarından şehri izleyebileceğiniz, geniş havuz ve hamamında rahatlayabileceğiniz ve odalarında günün yorgunluğunu keyifle atabileceğiniz otellerden biri.

Atlas Okyanusu Kıyılarında Yeni Bir Rota

Charleston

Güney Karolina Eyaleti’nin en eski ve en kalabalık ikinci şehridir. Tarihi yapıları ve atmosferi Avrupa şehirlerini çağrıştırır. Kentin en önemli yapıları arasında Amerikan İç Savaşı’nın başladığı yer olarak kabul edilen Sumter Kalesi ve 1751 yılında yapılan, şehrin ayakta kalan en eski yapılarından biri olan Aziz Philip Kilisesi gösterilebilir. Gibbes Sanat Galerisi 10.000’den fazla sanat eserine ev sahipliği yapıyor. 1773 yılında kurulan ve dünyanın en eski müzelerinden biri olan Charleston Müzesi’nde de Amerikan İç Savaşı hakkında bilgi veren eserler sergileniyor.

Laos’un Kadim Şehri

Luang Prabang

Eski başkent şimdilerde yükselen bir turizm destinasyonu. Etrafınızda birçok Budist tapınağını ve Fransız koloniel döneminden kalma yapıları görebilirsiniz. Haw Kham Sarayı 1904 yılında inşa edilmiş ve 70 yıl boyunca kraliyet ailesine ev sahipliği yapmış. Monarşiye son verildikten sonra ulusal müze olmuş. Hatırlatalım sarayda görüntü almak ve ayakkabı ile dolaşmak kesinlikle yasak. Luang Prabang Asya’nın en iyi sokak pazarlarından birine de ev sahipliği yapıyor. El işi ürünler ve hediyelik eşyalar satın alabileceğiniz pazar akşamları kuruluyor. Bu pazarda ayrıca sebze ve baharatlarla zenginleşmiş kırmızı et yemeği Laap’ı ve baharatlı papaya salatası Tam Mak Hoong’u tadabilirsiniz.

Espresso Her Yerde

Minipresso

Yaklaşık 25 santimetre boyutundaki Minipresso sayesinde kahve tutkunları artık her yerde kahvelerini yudumlayabilecek. Herhangi bir batarya veya prize bağlı olmadan çalışabilen makine ile kahve içebilmek için sadece sıcak su ve kapsüle ihtiyacınız var. Mutfağınızdan veya bir kafeden uzaktaysanız aynı zamanda da kahveye ihtiyacınız varsa içerisine daha önceden koyduğunuz sıcak suyu muhafaza eden Minipresso kurtarıcınız olacak. 68 ml sıcak su ve kahve kapsülleri ile makinenin üzerinde bulunan fincan kahve keyfiniz için yeterli.

Akıllı Saatte

Louis Vuitton Şıklığı

Akıllı cihazların kullanımı hayatımızın her alanında yaygınlaşıyor. Son dönemlerde kol saatlerinde daha fazla göze çarpan akıllı cihazlar büyük markaların da radarına girdi. Modaya yön veren marka Louis Vuitton da akıllı saat modeli Tambour Horizon’u takipçilerinin beğenisine sunuyor. Lüks ve stili yansıtan saat 1.2 inch dokunmatik ekranı ile öne çıkıyor. Gri, kahverengi ve siyah renk seçeneklerinin yanında Louis Vuitton stilini yansıtan 60 farklı kayış seçeneği ile de şık bir görünüm bu saatle sizi bekliyor.

Yeni Nesil Yolculuk

Scrooser Elektrikli Scooter

Scooter ve bisikletin bir bakıma karışımı denilebilecek Scrooser sade görüntüsü ile dikkat çekiyor. Geniş yüzeyli lastikleri rahat bir sürüş sağlarken 125 kilograma kadar da yük taşıyabiliyor. Elektrik motoru ile saatte 25 kilometre hıza kadar çıkabilen araç tek şarjla 35 kilometre yol gidebiliyor. ImpulseDrive özelliği sayesinde şarjınız bitse de normal bir scooter gibi tek ayağınızla iterek kullanabilirsiniz.

Andrea Bocelli

Toskana Konser Turu

Zamanın en büyük tenorlarından birinin sesini doğduğu topraklarda dinlemenin ayrıcalığını yaşadığımız bir turda seyahat severlerle birlikte olduk. Dört günlük turumuzun ilk gününde Floransa şehir gezisi ile Rönesans’ın en önemli kentlerinden birini keşfettik. 1296 yılında yapımına başlanan ve gotik mimari tarzının en önemli katedrallerinden biri olan Duomo, yüzyıllardır Arno Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlayan Ponte Vecchio Köprüsü, şehrin ikonik yapılarından biri olan Çan Kulesi ve dünyanın en eski ve bir o kadar da ünlü sanat galerisi Uffizi Floransa keşfimizin önemli durakları oldu. İkinci günümüz Andrea Bocelli ve onun harika sesiyle geçen bir gün oldu. Teatro Del Silenzio Andrea Bocelli’nin doğduğu topraklarda kurulmuş ve ona adanmış bir tiyatro. Bu atmosfer ve ünlü tenorun sesi birleşti ve tadına doyulmayacak kadar güzel bir konsere şahitlik ettik. Sonraki gün İtalyan mutfağına balzamik keşfi ile katkı yapan şehir Modena’yı ziyaret ettik. Balzamiğin kullanım alanlarını, tarihini ve gelişimini öğrendiğimiz bir tadım turu gerçekleştirdik. Ardından Maranello’daki Ferrari fabrikasını ziyaret ettik ve tesis içindeki pistte birer Ferrari pilotu olma fırsatı yakaladık. Modena’daki son durağımız bir başka ünlü İtalyan tenor Luciano Pavarotti’nin 2007 yılındaki vefatından sonra müze haline getirilen evi oldu. Müziğe doyduğumuz turumuzun son durağı ise Bologna idi. Dünyanın en eski üniversitesine ev sahipliği yapan, Orta Çağ ile Rönesans’ın kalesi olan şehirde simge yapılardan Torre di Garisenda e Asinelli Kuleleri’ni, şehrin büyük meydanı Piazza Maggiore ve etrafında yerleşen Orta Çağ yapılarını ziyaret ettik. Rönesans havası ve Andrea Bocelli’nin sesiyle dolu eğlenceli bir tur geçirdik. SeturSelect’in katılımcılarına eşsiz deneyimler yaşattığı seçkin turları önümüzdeki dönemde de devam edecek.






Diğer Sayılar