SeturSelect

Siz Düşleyin Gerisini Biz Düşünelim

SeturSelect olarak sizlere hayallerinizdeki seyahati yaşatma arzumuz gün geçtikçe ve sizlerle beraber kazandığımız deneyimle artıyor. Düşlediğiniz rotaları size hitap eden bir programla deneyimlemeniz için seyahatinizin her anında kolaylık sağlamayı, gezginlik tutkunuzun her daim destekleyicisi ve yardımcısı olmayı hedefliyoruz. Seyahat danışmanlarımız, sizi ve yolculuk düşlerinizi ilgiyle dinleyip en keyifli, en huzurlu ve size özel seyahati sizler için tasarlıyor. İki yılı geride bırakan SeturSelect ailesi olarak, farklı destinasyonları aynı heyecanla keşfederek ve bu heyecanı sizlerle paylaşarak büyüyoruz!

SeturSelect’te Dilek Hakkınız Sonsuz

Tamamen kişiye özel keşiflerin peşine düşmeyi kim sevmez? Fransa’ya, İsviçre’ye, Mısır’a ya da Afrika'ya yolculuk yapmak yetmez. Dünyanın her yerinde, size özgü bir deneyimin peşinde olduğunuzu biliyoruz. SeturSelect ile beraber her rotada bambaşka bir deneyimin kapısı aralanıyor. Siz dileklerinizi sıralıyorsunuz, SeturSelect gerçeğe dönüştürmek için özveri ve ilgiyle çalışıyor. SeturSelect ile her rotada kendi hikâyenizi yeniden yazın!

Seyahatin Kolay Yolu

Setur Mobil App

Setur seyahatinizi sizin için tasarlamaktan hiç vazgeçmedi. Setur mobil uygulaması ile özel rehberlik hizmetlerinden yurt içi ve yurt dışı birçok destinasyonda temalı kültür turlarına kadar düşlediğiniz seyahatin her ayrıntısını kolayca tasarlayabilirsiniz. Seyahat Rehberleri özelliğiyle bireysel gezilerinizde dahi size en güzel restoranların, tarihî mekânların koordinatlarını ve bölge hakkındaki bilgileri sağlayan Setur App, siz yepyeni bir maceraya adım adım yürürken önünüzdeki zorlukları bir bir kaldırıyor.

Salzburg’da Mozart Haftası
(31 Ocak-3 Şubat 2019)

Avusturya’da notaların peşinden gidiyoruz. Klasik müziğin caddelere yayıldığı, sanatın, mimarinin ve tarihin buluştuğu bir eski Avrupa şehri Salzburg’a tam zamanında, Mozart haftasında varıyoruz. Gezimiz, Viyana Flarmonik Orkestrası, Il Giardino Armonico, Giovanni Antonini konserleriyle ritmini her an koruyacak. Şehir turunda göreceğimiz Mozart Evi’nde ustanın anısına, eserlerine derinlemesine bir yolculuk yapacağız. Avrupa’nın en eski restoranı St. Peter Stiftskeller’de damak tadımızı zenginleştirecek; Avrupa’nın en eski yerleşim yeri Hallstatt kasabasında ise tarihî ve kültürel zenginliklere adım atacağız. Salzach Nehri’nin huzur veren akışına dalıp gideceğimiz bu yolculuktan bol anı ve bol melodiyle döneceğiz.

Lavanta Kokulu Provence
(26 - 30 Haziran 2019)

Fransa'da doğanın, kültürün ve tarihin kalbine doğru yolculuğa çıkıyoruz. Kartpostalları andıran manzaraların ortasında Provence'in en güzel şehirlerinde ve kasabalarında bir gezintiye çıkacağız. Sıcakkanlı liman şehri Marsilya'dan başlayacak, Gordes ve Roussillon köylerinin otantik ve huzur dolu atmosferine karışacağız. Ardından St. Benezet Köprüsü'ne şarkılar yazılmış sanat şehri Avignon'a geçeceğiz. Dünya çapındaki tiyatro festivaliyle çağın sanatına yön veren rengârenk kültürel dokusunu hissedecek, Papalık Sarayı'nın manzarasına hayran kalacağız. Van Gogh'un, Cezanne'ın ve Emile Zola'nın adımlarını izleyen, tarihi ve sanatı harmanlayan bir yolculuk sizleri bekliyor.

Polonya ile Tarihe Yolculuk
(26 Nisan-3 Mayıs 2019)

Polonya gezimize, tarihin en zorlu süreçlerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı’nda büyük yaralar almış bir şehrin, Varşova’nın yeniden can bulduğu meydanlarda, sokaklarda başlıyoruz. Rotamızı UNESCO Mirası olan Chopin Anıtı’na, Marie Curie’nin evine, sanatın ve bilimin ölümsüz eserlerine doğru çeviriyoruz. Soykırım Anıtı’nda insanlığın acı geçmişiyle yüzleşecek, Chopin Evi’nde dinlediğimiz konserle tarihin ve sanatın birbirini besleyen yaratıcılığına hayran kalacağız. Kopernik’in doğum yerinden Auschwitz’e, Baltık Denizi’nin incisi kentlerden Hitler’in şatosuna kadar heyecan ve merak uyandıran birçok rota, unutulmayacak bir seyahat vadediyor

Normandiya ve Loire Şatoları
(21-27 Nisan 2019)

Yolculuğumuza Normandiya’nın başkenti Rouen’da başlıyoruz. Jean d’Arc Kilisesi, Claude Monet’nin evi ve kendi tasarımı olan bahçelerini gezip Normandiya Çıkartması sahillerine yöneleceğiz. Arromanches’tan Honfleur’e doğru uzanan limanlarda tarihin izlerini takip edeceğiz. Yalnızca Normandiya’nın değil Fransa’nın en etkileyici yerlerinden biri olan Mont-Saint-Michel, masalsı atmosferiyle Dinan, Loire Vadisi’nin görkemli şatoları ve hatta Leonardo da Vinci'nin son günlerini geçirdiği Amboise şehrinin sokakları etkileyici duraklarımızın arasındaolacak.

Beyaz Zirvelerin Cazibesi

Takvimler kış sezonuna doğru dönüyor. Kayak tutkunlarının sabırsızlıkla beklediği bu dönemde, dünya üzerinde bu sporun keyfini doyasıya yaşamanın en iyi adresleri kuşkusuz üzerinden yıl boyu karların eksik olmadığı, göğe uzanan zirveler. Fransa’dan Avusturya’ya, İsviçre’den ABD’ye karlı zirvelerin kışkırtıcılığını sundukları imkânlarla daha da artıran kayak merkezlerine bir göz atalım.

Val Thorens, Üç Vadi, Fransa

Fransız Alpleri’nde kayak tutkunlarının vazgeçilmez tercihi 600 km’lik bir alanı kaplayan, ünlü Trois Vallées (Üç Vadi) bölgesinde yer alan Val Thorens, 150 km’lik kayak rotasıyla sizleri bekliyor. 2300 metrelik rakımıyla Avrupa’nın en yüksek kayak rotasını sunan Val Thorens, aynı zamanda kasımdan mayısa kadar süren en uzun kayak sezonuna sahip oluşuyla ilgi çekici. 32 adet modern lifte, çoğunluğu orta derece-deneyimli kayakçılara uygun 78 adet piste sahip olan merkezde, zoru seven uzman kayakçılar için de seçenekler bulunuyor. Yeni başlayanlar için çok geniş kayak rotalarına sahip olmasa da, sunduğu kurs imkânlarıyla kayağa ilk adımı atmak isteyenler için de uygun. Junior Area’da minik kayakçıların keyifle bu sporu öğrenebileceği, Baby-fun kızaklarıyla bebeğinizin bile Alpler’in manzarasında kayak keyfini güvenle tadabileceği seçenekler mevcut. Ailece, arkadaşlarla yahut tek başınıza keyifli bir kayak tatilini, Avrupa’nın en iyi kayak merkezlerinden birinde geçirmek için Val Thorens tercih edilesi.

St. Moritz Engadine, İsviçre

Alp Dağları’nın İsviçre’den Avusturya’ya doğru uzanan bölümünde, St. Moritz kasabasında yer alan kayak merkezi uçsuz bucaksız bir beyazlıkta kayak deneyiminin tadını çıkarmak isteyenler için biçilmiş kaftan. 350 km’lik piste 58 adet lifte sahip olan merkez, dünya kupası gibi önemli şampiyonalara ev sahipliği yapmış olmasından dolayı Avrupa’da çok tercih edilen ünlü kayak merkezlerinden biri. Deneyimli ve uzman kayakçılar için geniş imkânlar sunan St. Moritz, yeni başlayanlar için daha az seçeneğe sahip. Yıl boyunca uzun süre kar tutuşu ve aynı zamanda sürekli güneş alışı St. Moritz’i diğer kayak merkezlerinden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi. Kate Moss, Robert De Niro gibi isimlerin uğrak noktası olan St. Moritz, kayak alanıyla ve kar üzerinde yapılabilecek envai çeşit spor imkânlarıyla gözde bir kayak merkezi olmaya devam ediyor.

Ischgl, Avusturya

Avusturya’nın Paznaun Vadisi’nde, Tyrol'de yer alan Ischgl Kayak Merkezi, 2873 metreye varan doruğu, kasımdan mayısa kar tutuşu ve ünlülerin uğrak yeri oluşuyla Avusturya Alpleri’nin gözdesi. 238 km’lik bir alanda kayak imkânı sunan, 40 adet lift ve 65 pistin bulunduğu Ischgl acemiden uzmana her seviyeden kayak tutkununa hitap eden kayak rotalarına sahip. Kayak sporunun yanı sıra tesislerinde sunduğu birçok farklı spor ve eğlence aktivitesi de tercih edilmesinin bir başka nedeni.

Aspen, ABD

Kuzey Amerika’nın lükste ve kalitede başı çeken kayak merkezlerinden biri Aspen. ABD’nin en geniş kayak bölgesi olan Aspen Colorado eyaletinde konumlanıyor. Bölge, Aspen (Ajax), Highlands, Buttermilk ve Snowmass isminde dört dağın sunduğu sayısız pist ve bağlantılarla her seviyeden kayakçının keyifli vakit geçirmesini sağlayan olanaklara sahip. Avrupa’nın gözde kayak merkezlerine nazaran daha az kalabalık oluşu, sakin bir kayak tatili yapmak isteyenler için tercih sebebi. Çocuklar ve başlangıç seviyesindeki kayakçılar daha çok Buttermilk bölgesini tercih etmeliler. Deneyimli kayakçıları kışkırtacak dik yamaçlar ise Highlands bölgesinde.

Bilge Topraklara Doğru

MISIR

Gizemin, bilgeliğin, zamanla aşınmayan gelişen köklerin coğrafyasına, Mısır’a gidiyoruz. Bölge konusunda uzman rehberimiz Ahmet Muhaffel’in önderliğinde medeniyetleri keşfediyoruz.

“Masr Ummuddunya: Mısır dünyanın anasıdır! Anadolu’nun zengin tarihini, bu toprakların barındırdığı medeniyet katmanlarını iyi bilen bir rehber olarak şaşırdım. Nasıl olur da bir ülke analık sıfatını Anadolu’dan önce alabilir?”*

Kahire’den başlayacak olan yolculuğumuz, mimari harikası gizemli Kral piramitleri, ince işçilik duvar rölyefleri, otantik çarşılar ve daha nice mistik rotayla benzersiz bir deneyime dönüşecek. Mısır uzmanı Ahmet Muhaffel’in önderliğinde, bu engin medeniyetin tarihine, Giza Piramitleri’nin, Sfenks’in sırrına açılan kapıları hafifçe aralamış olacağız. Efsanevi Tutankhamon’un hazinesini merak edecek, dünyanın en büyük tapınaklar kompleksi olan Karnak’ta inanışlara doğru yol alacağız.

“Kökene ait, kaynaktan gelen bilgiyle, Kadim Mısır Bilgeliği ile hemhâl olmak, sizi bambaşka bir duruma eriştiriyor! Mısır’daki kazılarda tarihimize ışık tutan, yazılı tarihin ilk örnekleri olan “papirüsler”i görmek, her rölyefte taşın dile geldiğine ve hikâyesine şahit olmak! Bunlar yolculuğu daha da anlamlı kılıyor. Zira insan aslında “yok- varlık”tır! Anlama ulaşınca “var-varlık”a dönüşür!”

II. Ramses ve eşi Nefertari için, dağa oyularak yapılan Abu Simbel Tapınağı’nı göreceğiz. Nil’de suyun büyüleyici akışı seyahatimize ilhamını atarken, köyde develerle çıkacağımız yolculuk iç dünyamızı besleyecek. Suya, toprağa, taşlara ve daha nicesine, derinlerine indikçe kökleri daha da genişleyen engin bir medeniyetin hikâyesine ortak olmaya çalışacağız.

“Dünyada hemen hemen tüm başlangıçlarda imzası bulunan Kadim Mısır Medeniyeti’nin özünde, bu toplumun zihinsel ve ruhsal gelişimini, yansımalarını keşfetmek için yapılan bu zaman yolculuğunda öğrendikleriniz, her seferinde sizi şaşırtarak bazen hayranlık bazen de dehşet duymanıza neden olur.”

“Mısır’ı hakkıyla görmek, özüne ulaşmak ya da ruhunu hissetmek istiyorsanız öncelikle konu hakkında biraz çalışma yapmanız gerekir. Zira bu gezide taşlar dile gelecektir! Farklı enerji vortekslerinde bulunulacağından bedenen ve ruhen algınızı açık tutmanız önerilir. Mısır bir semboller yumağıdır ve semboller tek tek önünüzde açılırlar. Mısırın tüm tapınaklarında ve yapılarında karşınıza çıkan semboller, çözebilirseniz size çok şey anlatırlar!”

*Tüm alıntılar Ahmet Muhaffel’e aittir.

Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Mısır Tarihine Yolculuk

Derin tarihin, kültürlerin, inanışların beşiği bir coğrafyayı Prof Dr. İlber Ortaylı’nın eşsiz anlatımı ve rehberliğiyle geziyoruz.

Tapınakların mistik atmosferi, piramitlerin gizemli mimarisi, meydanların, çarşıların otantik havasına kapılırken hem çok şey öğrenecek hem de çok köklü bir medeniyetin derinlerine nüfuz etme imkânı yakalayacağız.

Yolculuğumuza bilginin kadim şehri İskenderiye turuyla başlayacağız. Osmanlı’dan Roma’ya her adımda bir medeniyete dokunacağımız yolumuz üzerinde, Kayıtbay Kalesi, Kom al-Dikka Roma Tiyatrosu ve Yeni İskenderiye Kütüphanesi gibi hem içeriğiyle hem tarihiyle görkemli yapıları ziyaret edeceğiz.

İskenderiye’nin ardından Rashid şehrine, Osmanlı, Amasya tarzı evleri, Azzouz Hamamı’nı görüp geçmişin gündelik yaşam tarzına tanıklık edeceğiz. Kahire’ye geçtiğimizde ise geniş bir şehir turuyla bu tarih kokan sokakları, meydanları ziyaret edecek, sırlarla dolu bir tarihin izlerini Giza Piramitleri’nde, Sfenks’te arayacağız.

Göz alıcı cami örneklerinden Süleyman Paşa, Mehmet Ali Paşa, Sultan Hassan'ı görecek, Wikala Al Ghouri Kervansarayı’nda Orta Çağ mimarisini ve kültürünü inceleme fırsatını bulacağız. Mısır’ın kültürel hazineleri içinde en önemlilerinden biri olan II. Ramses ve eşi için yapılan tapınağı, ikonik bir yapı olan Abu Simbel’i görmeye gideceğiz.

İnanışların, kültürlerin ve tapınakların, kısacası geniş bir medeniyetin peşine düştüğümüz yolculuğumuzun geri kalanında ise Nil Nehri’nin üzerinde bir tarihin sularında yüzer gibi süzülen gemimizde seyir edecek, Kom Ombo, Edfu, Karnak gibi önemli tapınakları gemi yolculuğumuzda ziyaret edeceğiz. Birçok medeniyete ilham kaynağı olmuş olan Mısır’ı daha yakından tanımaya adım adım yaklaştığımız yolculuğumuzdan eşsiz birikimlerle, hafızalarımızda silinmez anılarla döneceğiz.

Rixos Seagate Sharm,

Sharm El Sheikh

Mısır’da seçkin bir konaklama için Rixos deneyimi, tercihlerde ilk sırayı hak ediyor. Sharm El Sheikh bölgesindeki ikinci oteli Seagate Sharm ile Rixos, Kızıldeniz’in muazzam manzarasıyla Mısır’ın otantik kültürünü etkileyici bir atmosferde harmanlıyor. Sharm El Sheikh Havaalanı’na 9 km mesafede, Nabq Koyu’nda konumlanan Seagate, lüks ve konfor standartlarından ödün vermeyen 783 oda, süit ve villasıyla bitmesini istemeyeceğiniz bir tatil deneyimi vadediyor. Mısır’ın dünya çapındaki dalış destinasyonlarından birinde yer alışıyla da dikkat çekici olan Rixos Seagate, deneyimliler için benzersiz bir dalış macerası, acemiler içinse en iyi dalış destinasyonlarından birinde eğitim alma şansı yaratıyor. Dans derslerinden fitness imkânlarına, plaj voleybolundan dart salonuna kadar pek çok aktivite ve gece gündüz süren eğlenceleriyle bolca seçeneğe sahip.

Adanızı Seçin ve Gerisini Düşünmeyin

MALDİVLER

Engin Hint Okyanusu’nun ortasında, bembeyaz kum plajların ve muhteşem bir doğanın tadını çıkarmanız için Maldivler’de her şey hazır. Dünya üzerinde daha beyazını ve incesini başka yerde göremeyeceğiniz kumlarla kaplı kışkırtıcı plajları ve seçkin konaklama imkânlarıyla, huzur ile lüksü bir arada yaşayabileceğiniz büyülü bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Bin küsur adadan oluşan, haliyle denizin ve güneşin uzmanı bir ada ülkesi olan Maldivler, yıl boyunca sıcak iklimiyle her mevsim cezbedici. Ülkeye girişin vizesiz, ulaşımın aktarmasız oluşuyla Maldivler’in cezbediciliği daha da artırıyor. Coğrafi konumu, iklimi ve doğasıyla özel bir destinasyon olan Maldivler’de konaklamak için zarafetten ödün vermeyen seçkin adreslerden birkaçına göz atalım.

Vakkaru

Baa Adası

Baa Adası’nda yer alan Vakkaru, konakladığınız süreyi unutulmayacak anılarla doldurmayı hedefliyor. Sadeliğin çarpıcı etkisini harikulâde yansıtan bir tasarıma sahip olan otel, modern ve geleneksel çizgileri ustalıkla harmanlıyor. Kanodan masa tenisine kadar birçok aktivite imkânıyla da seyahatine eğlence katmak isteyenlerin ilgisini çekecek seçeneklere sahip. Her yaşa ve sosyalliğe hitap eden özel kulüpleriyle Vakkaru'da ailece seyahat edenleri, çiftleri ve özellikle de minik misafirleri keyifli vakitler bekliyor. Günün sonunda muhteşem bir gün batımı manzarasını su üzerindeki ya da kumsaldaki villanızdan seyretmek ise masalsı bir atmosfer kuruyor.

Laamu Adası

Six Senses

Doğanın lüksü olmaz, o zaten kusursuzdur diyorsanız Six Senses ile aradığınız konforu ve doğallığı bir arada bulacaksınız. Ahşap materyallerin ağırlıklı kullanıldığı, renklerini adanın etrafını saran doğadan alan tasarım villanızda otantik bir Maldivler deneyimi sizi bekliyor. Evinizde hissettiren bir hizmet anlayışı, sürdürülebilir gelişmeyi hedefleyen etkinlik programlarıyla Six Senses doğa ile duyuları birbirine yakınlaştırmada, bilinçli bir seyahati lüksün doğal haliyle birleştirmede oldukça başarılı. Vagaru Adası'nda yılın sonuna doğru Maldivler'e yeni bir soluk getirecek olan JW Marriott, konaklamak için iddialı bir seçenek oluşturuyor. Su üzerine kurulu geniş ve şık villa evleri size lüksü yaşatırken yoga, fitness, meditasyon seçenekleriyle seyahatinize mistik bir atmosfer katmaya hazırlanıyor. Lonu ismindeki et ağırlıklı restoranı ise damak tadınızı kışkırtacağa benziyor.

Vommuli Adası

St. Regis

Vommuli Adası'nda yer alan St. Regis, zarif tasarımıyla Maldivler’de geçen zamandan ölümsüz anılar biriktirmenizi sağlıyor. Tasarım dünyasını adanın bembeyaz kumsalları ve tonlarca maviyi barındıran denizlerinden aldığı ilhamla kuran St. Regis, havaalanından sizi Azimut tasarımı yatlarıyla karşılıyor. Maldivler’in adaları arasında en güzel dalış noktalarını keşfetme imkânı sunan St. Regis lüksün tanımını yeniden yapıyor.

South Ari Adası

Lux*

Ari Adası'nda, adının hakkını veren bir deneyim vadeden Lux*, geniş dalış imkânları, dünya mutfağının seçkin ve çeşitli lezzetleri, hem sakin hem rengârenk doğasıyla eğlenceli bir inziva arayanlar için çok uygun bir seçenek. Cafe Lux*’te adaya has kavrulmuş kahvenin tadı, Beach Rouge’da keyifle geçen vakitler ve elbette kusursuz bir hizmet bu seyahatin unutulmaz yanlarından sadece birkaçı olacak.

Vagaru Adası

JW Marriott

Vagaru Adası'nda yılın sonuna doğru Maldivler'e yeni bir soluk getirecek olan JW Marriott, konaklamak için iddialı bir seçenek oluşturuyor. Su üzerine kurulu geniş ve şık villa evleri size lüksü yaşatırken yoga, fitness, meditasyon seçenekleriyle seyahatinize mistik bir atmosfer katmaya hazırlanıyor. Lonu ismindeki et ağırlıklı restoranı ise damak tadınızı kışkırtacağa benziyor.

Dhaalu Adası

Niyama

Hindistan cevizi ağaçlarının etrafınızı saracağı Niyama’da konfor ve huzurun tam zamanı! Doğayla iç içe Niyama’nın sizlere sunacağı çok şey var. Suyun 6 metre kadar altında kurulu SubSix restoranı bunların başında geliyor. İç mekân tasarımında mercanlardan esinlenilmiş detaylarıyla kendinizi muazzam bir manzaranın parçası gibi hissedeceksiniz. Çocuk kulüplerinden spor aktivitelerine, concierge hizmeti ve kişiye özel hazırlanan ekstra sunumlarıyla beraber seçkin spa imkânlarına kadar zengin alternatifleriyle misafirlerini el üstünde tutma hedefinden ödün vermeyen Niyama, size unutulmaz bir tatil yaşatacak.

Gizemli Mavinin Ortasında

Karayipler’in derin sularında
büyülü bir gemi turuna çıkıyoruz.

5* MSC Armonia ile Küba & Karayipler

20 Ocak, 3 Mart 2019 (8 Gece 9 Gün)

Florida’nın Miami kıyılarından başlayacak olan seyahatimizde 5* MSC gemilerinden Armonia ile ışıltılı bir konaklamayla yol alacağız. 9 gün boyunca Karayip Denizi’nin büyüleyici manzarasını yaratan kıyılarda yolculuğumuza devam edeceğiz. Jamaika’da yeşilin ve turkuazın ahengini keşfetmeye Montego Koyu’na, Cayman Adaları’nda ise Karayipler’in popüler limanlarından biri olan George Town’a gideceğiz. Meksika adası Cozumel’de berrak suların hâkimiyetine büyülenerek bakacağız. Ardından suyun sesini dinlemeye, köklü bir kültürün coğrafyası Küba Havana kıyılarına geçeceğiz.

Karayipler’de Süzülen Bir Harmoni

Yolculuğumuzda sizleri ağırlayacak olan 2001 yapımı MSC Armonia, üst güvertede bulunan iki büyük havuzu, jakuzisi, Palm Beach Casino ve La Fenice Tiyatrosu gibi alternatifleriyle uçsuz bucaksız maviliklerde keyifli bir macera sunuyor. Dört büyük restoranında “slow food” prensipleriyle Akdeniz mutfağının lezzetlerini bulabileceğiniz Armonia geminizde, otantik İtalyan kahvenizi yudumlarken Karayipler’de lüksün tadını çıkaracaksınız.

5* Costa neoRiviera ile Maldivler & Sri Lanka & Hindistan

25 Ocak 2019 (8 Gece 9 Gün)

Geniş Hint Okyanusu’nda koordinatlarımız eşsiz manzaraları ziyaret ediyor. 5* Costa neoRiviera gemimizle binlerce adanın arasında, Maldivler’deyiz. Bembeyaz kumsal sahilleri dolaşıp Sri Lanka’ya doğru yol alıyoruz. Her rengin ahenkle bir arada olduğu, kültürel çeşitliliğin ilgi çektiği liman kenti Colombo’ya varıyoruz. Colombo’nun ardından hedefimiz daha da kuzeye gitmek. Hindistan Goa’da bulunan, bir vakitler Portekiz’in hüküm sürdüğü, limanı ve kalesiyle bugün de karma bir kültürün varlığını hissettiren Mormugao’ya gidiyoruz. Son durağımız ise otantik ve aynı zamanda modern bir büyük şehir, gece gündüz hareketli Bombay olacak.

Derin Sularda Keyfimiz Yerinde

Hint Okyanusu’nun derin sularındaki seyahatimizde konaklayacağınız Costa neoRiviera, tasarım ilhamını İtalya, Fransız Riviyerası ve Amalfi kıyılarından alıyor. Kabin seçenekleriyse sizi evinizde hissettiren konforu, doğal şıklığı esas alıyor. 500 kişilik mürettebatıyla; yemekten spora, çocuk aktivitelerinden canlı performanslara kadar özverili bir hizmet sunan Costa neoRiviera’da size arkanıza yaslanıp okyanusun tadını çıkarmak kalıyor. Hint Okyanusu’nda derin kültürlerle derin suları buluşturan neoRiviera unutulmaz bir seyahat için tüm olanakları önünüze seriyor.

Profesyonelin Kaleminden

Setur Rehberi

Can Günay

Karlar Altındaki Büyü

KARS, ÇILDIR ve ERZURUM

Engin bir coğrafya, derin bir tarih! Eşsiz bir kültürün beşiği Anadolu’da, ilham veren manzaraların göbeğinde, düşlere daldıran bir yolculuk sizleri bekliyor.

Masallar Diyarı Beyaz Şehir

Kars

İlk olarak 2000 yılında bu büyülü şehre adım attığımdan beri Kars beni özellikle kış aylarında kendisine çekmeyi başardı. Anadolu'ya olan sevdam ne kadar büyükse Kars'a beslediğim aşk da bir o kadar sonsuz bir hale ulaştı. Son beş yıldır kış mevsimini geçirdiğim Kars'a yeniden kavuşmak için günleri sayan ben şu an yine tatlı bir heyecana bürünmüş durumdayım. Her kış mevsimi yaptığımız gibi bu sene de yılbaşı itibariyle turlarımıza başlayacak ve Mart sonuna kadar sizlerle bu mistik şehrin girdabında kaybolacağız.

İlham Dolu Mistik Bir Yolculuk

Kars heybetli kalesiyle zamana meydan okurken sokaklarıyla geçmişi hatırlamamızı sağlar. Bir tarafta doğunun Ayasofyası bin yıllık On İki Havariler Kilisesi'ni hayretle izlerken diğer tarafta Hz. Mevlana'nın görmediğim 3 hocamdan birisi dediği Ebu'l Hasan Harakani sizleri sufizmin derinliklerine sürükler. Puşkin bir kış mevsimi ziyaret ettiği bu beyaz şehri mısralarında büyülenmişcesine anlatırken vatan şairi Namık Kemal ilk şiirlerini yine bu kentte yazmıştır. Kars Çayı'nın nazlı suları Lala Mustafa Paşa'nın yaptırdığı ihtişamlı taş köprüden süzülürken kendisi de tıpkı benim gibi bir Kars sevdalısı olan ve Kanada'da bir kasaba adının Kars olarak değişmesini sağlayan general Sir Williams'ın yaptırdığı köprü de bir diğer yanda sizi bekler.

Yüzyılllar Boyu Korunmuş Doğa ve Kültür

Kars'ta rotanızı nereye çevirseniz sizi ayrı sürprizler bekler. Beyaz cennet Çıldır Gölü'nde atlı kızağın keyfini sürüp gölün sarı balığıyla kendinize gelirsiniz. Boğatepe Köyü'nde peynirlerin kralı gravyerin hayat hikâyesini dinleyip ülkemizin ilk ve tek peynir müzesinde emeğe saygı duyarsınız. Bir bardak sıcak çay ile içinizi ısıtıp Kars arkeoloji tarihinin derinliklerine dalarken geçtiğimiz sene ziyarete açılan Kanlı Tabya Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi'nde atalarımız ile gururlanırsınız.

Muazzam Peyzajın Ortasında Yükselen Antik Kent

Ani

Artık sırada beni her defasında sanki ilk kez anlatırcasına heyecanlandıran Ani var. Yöre halkının dediği gibi Ani bir dünyadır ama dünya Ani değildir. Geçtiğimiz sene UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne dahil olan Ani Antik Kenti, sizi sanki bir zaman makinesinde geçmişe götürür. Bir tarafta Anadolu'da yapılan ilk Türk camisi Ebu'l Menuçehr Camii'nin güzelliği göz doldururken diğer tarafta gotik mimarinin öncüsü Meryem Ana Katedrali sizi hayretlere düşürür. Ermenistan ile doğal sınır görevi gören Arpaçay'ı ve yıkılmış olan İpekyolu köprüsünü izlerken buradan geçen binlerce kervan gözünüzün önüne gelir. Kutsal şehir Ani'den ayrılırken içinizi bir hüzün kaplar ve bilirsiniz ki bu şehir sizi yine kendisine çağıracaktır. Akşam vakti geldiğinde turlarımızda her daim konakladığımız 140 yıllık muazzam Rus yapısı Katerina Sarayı ve misafirperver ekibi sizleri Kars Çayı'nda sıcak ateş başında karşılar. Gecenin sonunda Kafkas Kartalları’nın dillere destan dansıyla sizler de benim bu şehre neden sevdalandığımı anlayıp tatlı bir yorgunlukla rüyalara dalarsınız.

Mimarisinden Sofrasına İnce İşçilik

Seyahatimizin son ayağında M.Ö. 5. yüzyıla uzanan bir tarihin topraklarına Erzurum’a uzanıyoruz. Bu şehir, Antik dönemlerden Millî Mücadele yıllarına ve günümüze kadar derin bir tarihin izlerini taşır. Osmanlı kervansaray mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Rüstem Paşa Kervansarayı’nı (Taş Han) ve yöreye has oltu taşından yapılma eşyaları göreceğiz. Üç Kümbetler’deki anıt mezarları inceleyecek, Yakutiye Medresesi’nin avlusuna ve turkuaz çinilerle emek emek işlenmiş motiflerine hayranlıkla bakacağız. Eski Erzurum evlerinin mimarisiyle geçmiş yaşamlara bir yolculuk yapacak, geleneksel cağ kebabını tattığımızda hafızalarımızdan silinmeyecek bir seyahat deneyimini leziz bir kapanışla sona erdireceğiz.


Yükselen Trendler

Phuket Adası’nda Egzotizm ve Lüks Bir Arada

Keemala, Phuket

Tayland’a yapılacak bir seyahatte Phuket Adası doğayla iç içe bir kültürü ve lüksü unutulmayacak bir deneyimde bir araya getiriyor. Andaman Denizi’nin düş misali sahillerine nazır birçok konaklama alternatifinin içinde biri var ki hayal gücünüzü ve estetik algınızı yeniden şekillendirecek. Keemala Otel, Phuket’in Kamala kasabasına bir tepenin üzerinden bakıyor. Muson ormanlarının derinlerine gizlenmiş birer koza gibi villalarıyla konuklarına gizemli ve otantik bir konaklama vadediyor. Her biri özel havuza ve kendine has etnik dekorasyona sahip 4 tip villa, tasarım ilhamlarını Phuket’in Gökyüzü, Toprak, Yuva ve Gezgin isimli kabilelerinden alıyor. Geleneği bugüne en zarif ve konforlu haliyle taşıyan Keemala, yağmur ormanlarının sonsuz tona sahip yeşiliyle adeta huzurun standartlarını belirliyor. Dinlenmenin şifalı yollarını da konuklarına profesyonellerce sağlayan Keemala’da spa, detoks, meditasyon vb. birçok alternatif bulunuyor. Geriye yalnızca muazzam plajların, etkileyici bir doğanın içerisinde keyif dolu vakitlerin tadını çıkarmak kalıyor.

Seyahatin Bitmeyen Melodisi

JBL Go2

Yol şarkıları bir seyahatin olmazsa olmazlarıdır. Müziğe erişemediğinizde kendinizi bir an sevdiğiniz bir parçayı mırıldanırken bulabilirsiniz. Peki ya mırıldandığınız melodiler yol boyunca yanı başınızda olsa! JBL Go2 bluetooth hoparlörler gittiği her yere sevdiği parçaları da taşıyan, müziksiz yapamayanlar için harika bir seçim. 5 saatlik çalma kapasitesiyle müzik keyfiniz asla kesintiye uğramayacak. JBL Go2’nin ayırt edici güzelliği ise suya dayanıklı tasarımı. Havuz ve deniz kenarında müzik dinlemenin ötesinde bir deneyim söz konusu. Sevdiğiniz şarkıları suyun altında bile dinleyebilme imkânı sunan Go2’yi yanınızdan bir an olsun ayırmak istemeyeceksiniz.

Ay’a Bir Adım Daha Yaklaşmak

Jeremy Scott Moon Boot

ABD’li tasarımcı Jeremy Scott, 2018 Sonbahar için oldukça iddialı bir koleksiyonla moda dünyasının karşısına çıkmıştı. Neon renklere, geometrik hatlara sahip koleksiyonun en ilgi çeken parçalarından biri ise Scott’ın bilimkurgu merakından ortaya çıkmış gibi görünüyor. Moon Boot isimli bot serisinde, parlak renklerle diz üstüne kadar devam eden kalın botlar Ay’dan Dünya’ya inmiş hissini yaratıyor. Galaksiler arası, astronomik bir moda akımını başlatırcasına çarpıcı olan botlar Scott’un imzasını ve fantastik dünyasını bu sonbaharda sokaklara taşıyacak. Sıra dışı bir tarza ve space walk’a hazırlıklı olun!

Kitapların Huzurlu Yuvası

14 Epic Libraries

National Geographic, dünyanın her yerinden eşsiz mimariye ve tarihe sahip kütüphaneleri 14 Epic Libraries başlığı altında seyahatseverler için derlemiş. Sizler de kitapsız yapamıyorsanız ve kütüphane yapıları ilginizi çekiyorsa NatGeo’nun listesine bir göz atmanızda fayda var. Türkiye’den Burundi’ye, Vatikan’dan Norveç’e, New York’tan Dublin'e kadar kimi tarihî bir kalıntı kimi kullanımda olan kütüphaneler, kitabın yolculuğuna ve kitapların evi olan yapıların hikâyelerine eşlik etmeye çağırıyor.

Bu Saat Denizi Gösteriyor

Hublot Lapo Elkann Tasarımı

İtalyan tasarımcı Lapo Elkann ve Cenevre menşeili lüks saat markası Hublot, güçlerini sınırlı sayıda üretilecek bir koleksiyonda birleştiriyor. Elkann’ın, anılarına bir saygı duruşuna benzettiği bu tasarım, yaratıcısının denizle kurduğu ilişkiyi estetik bir yaratıma dönüştürmüş. Hem işlev hem şıklık yönünden oldukça kuvvetli bu saat, denize, engin maviliklere açılmayı sevenlerin zevkle taşıyacakları bir aksesuar olacak.



Rengârenk ve Capcanlı Bir Akdeniz Adası

SİCİLYA


İtalya’nın hareketli kıyılarında, Avrupa’nın en büyük adası Sicilya turumuza, doğu yakasında bir liman şehri Katanya’dan başladık. Sicilya’nın ikinci büyük şehri olan Katanya kendine has kültürü, dinamik sokakları, sıcacık insanları ve tabii ki leziz mutfağıyla bizleri bekliyordu. Yolculuğumuzda bizlere bir İtalya sevdalısı, araştırmacı, müzisyen, yazar ve gezgin Ayhan Sicimoğlu eşlik etti.

“18. yüzyılda barok tarzında yeniden inşa edilen şehir çok güzel. Katanya’yı ve halkını çok seviyorum da, esas hastası olduğum, denize yakın eski Roma kemerlerinden gireceğiniz “Alonzo di Benedetto” meydanındaki “Balık Pazarı”. Çığırtkanları, rengârenk balık ve insan yumağı müthiş bir manzara.”

Kendine has bir liman kültürüne ve bir lehçeye sahip olan Katanya turumuzun başlangıcını, oldukça otantik bir noktayla A’ Piscaria balık pazarıyla yaptık. Şehrin tarihî merkezini gezerken Barok stilin göz alıcı örneği Katedral Meydanı’ndan başladık. Şehrin sembolü Filli Çeşme’yi, Avrupa’nın en büyük manastırı olan Benedictine Manastırı’nı görüp yapıların zarafetine hayranlıkla bakarken hikâyelerini Ayhan Bey’den dinledik.

“Efsaneye göre meydanın tam ortasındaki siyah lava taşından yapılmış fil heykelini öpersen Sicilya lehçesini bülbül gibi konuşabilirmişsin. Fil Çeşmesi, belediye binasının tam karşısına yapılmış. Binanın mimarı Giovanni Battista Vacarini 1669 depremi yıkıntıları arasında dolaşırken tahminen Katanya’nın Roma İmparatorluğu zamanlarından kalma bu siyah fil heykelini bulur...”

Hikâyeler ve Tarih

Ayhan Bey’in şahane anlatımıyla, Katanya’nın leziz mutfağının sembollerinden Il Bell Antonio lokantasının nasıl kurulduğuna dair eğlenceli hikâyeyi dinledikten sonra Katanya’dan ayrılıp rotamızı Taormina’ya çevirip tarihî kent Modica ve barok mimarinin hakim olduğu kent Noto’yu gezmek üzere yolumuza devam ettik.

“1900’lerin başında Bell Antonio (Güzel Antonio) çok zengin bir asilzadenin biricik oğlu. Altın gibi bir kalbi var ama pek yakışıklı değil. Hayatı boyunca tek hanım arkadaşları hayat kadınları olmuş. Babasını genç yaşta kaybedince bizim beyzade başlamış har vurup harman savurmaya. Paralar suyunu çekince elinde yalnızca şehrin merkezinde bir malikâne kalmış...”

Sırada Siracusa vardı. Siracusa’da görkemli Roma ve Yunan Tiyatro yapılarını inceleme fırsatı bulduk. Etna Yanardağı’nı ziyaretimizde hemen dağın eteklerine kurulu Randazzo kasabasını büyüleyici manzaralar eşliğinde gezdik. Taormina’da San Guiseppe Kilisesi, Saat Kulesi ve geniş meydanların manzaralarını seyre dalıp Savoca kasabasında Godfather’a set olmuş Bar Vitelli’de sinema tarihinin kült yapımlarından birine selam gönderdik.

*Alıntılar Ayhan Sicimoğlu'na aittir.






Diğer Sayılar