Geri Dön

KÜBA

KÜBA TuruKÜBA TurlarıKÜBA TatiliKÜBA Vip Turu
  • KÜBA Turu
  • KÜBA Turları
  • KÜBA Tatili
  • KÜBA Vip Turu

Direnişin simgesi, karizmatik ülke; Küba.

Mutlaka görmek istediğiniz bir ülke söyleyin dense, eminiz ki hemen hemen herkesin ilk aklına gelen ülke Küba olur! Gittiğinizde geri dönmek istemeyeceğiniz, daha önce gidenlerin kocaman gülümsemeleriyle anlattığı, tarihi, insanları ve sosyal hayatı ile kendine hayran bırakan Küba, Karayipler’de güzel bir ada ülkesi. 1898 yılına kadar İspanya’nın yönetiminde olan Küba’nın, 1902’de bağımsızlığını ilan etmesi bambaşka bir ruh kazandırıyor ülkeye. Bir halk kahramanı olarak görülen Fidel Castro önderliğindeki ve Arjantinli devrimci Che Guevara’nın da yer aldığı örgütün başlattığı gerilla hareketi diktatörlüğe darbe indiriyor ve böylelikle meşhur Küba Devrimi gerçekleşmiş, sosyalist rejime geçilmiş oluyor. Çalkantılı siyasi tarihi ülkeye derin bir hikaye ve bağımsızlık mücadelesi sonunda gelen başarı gururlu bir karakter katıyor. Başı dik, keskin bakışlı ama yumuşak başlı, bol danslı bir ülke Küba.

‘Bir gün mutlaka göreceğim’ denen yer.

UNESCO’nun yaptığı bir araştırmada ‘bir gün mutlaka göreceğim’ denen ülkeler arasından ilk sırada geliyor Küba. Herkesin hayallerini süsleyen bir havası var adanın. Küba denince ilk akla gelen şey tartışmasız Küba purosu! Dünyaya ihraç edilen birçok marka olsa da ülkenin en ünlü puro markasının Cohiba olduğunu söyleyebiliriz. Cohiba, Fidel Castro’nun ‘Küba ekonomisi için yararlı ama benim sağlığıma zararlı’ sözüne konu olan marka. Ayrıca birçok kokteylin ana vatanı olmasıyla bilinen Küba’da yerel biralar da oldukça meşhur. Yine de Küba denince tüm dünyanın aklına gelen içki şüphesiz ‘rom’. Tropikal iklime sahip Küba’nın meyveleri de oldukça lezzetli. Küba’da papayanın, ananasın, hindistan cevizi suyunun tadına mutlaka bakmalısınız. Müzik ve dans ise Küba’nın tüm ruhunu sarmış iki unsur. Birbirlerinden ayrı düşünülemezler. Küba sokaklarında gezerken kulağınıza meşhur Guantanamera şarkısı çalınırsa etrafınıza bakın, orada mutlaka ritme kendini kaptırmış dans eden Kübalılar görürsünüz. Küba’da hemen her köşe başında amatör müzik gruplarına rastlamak mümkün. Siz de bu dansa ayak uydurmak için, akşam olmasını ve gece kulüplerini gitmeyi beklemeyin. Rengarenk giysili, ağzında purosuyla size gülümseyen Küba halkına eşlik edin.

Gezdikçe büyüyen bir hazine

Küba’nın köklü tarihi, tüm Küba seyahatiniz boyunca size eşlik ediyor. Küba’nın başkenti ve en büyük şehri Havana görenleri kendine hayran bırakan bir şehir. Eski Havana olarak anılan yer UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde ve çok önemli değerlere sahip. Küba’da geçireceğiniz zamanlarda Capitolio’nun çevresindeki tüm sokakları gezip gerçek Küba ile tanışabilirsiniz. Bu unutulmaz deneyimin diğer parçaları ise mutlaka görmeniz gereken mimari harikası Plaza de la Catedral, keyifle gezeceğiniz Plaza de Armas, Palacio de los Capitanes Generales (Havana Kent Müzesi), birbirinden güzel lezzetler keşfedebileceğiniz Plaza Vieja Meydanı ve Küba Devrimi’nin ateşini hissedebileceğiniz Museo de la Revolucion (Devrim Müzesi). Küba gezinize eklemeniz gereken diğer duraksa 1514 yılında kurulmuş ve UNESCO tarafından Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan Trinidad şehri. Muhteşem plajlar ve renkli bir gece hayatı burada size bekliyor. Ayrıca Cienfuegos şehri ile Che Guevera ve 38 arkadaşının mezarlarının bulunduğu Santa Clara şehri görülmeye değer güzellikler sunuyor.

Kaçırmamak lazım

Özenli işçiliği ile dikkat çeken Küba’nın en eski kilisesi San Juan Bautista sizi etkileyecek.
Tüm turistik bölgelerde disko bulmak mümkün ama Küba’da müzik için mekan aramanıza gerek yok, neredeyse tüm restoranlarda canlı müzik dinleyebilirsiniz. Her şehirde mutlaka bulunan Casa de la Musica adlı müzikholleri de izleyebilirsiniz.
Trinidad şehrindeki Varadero Sahili’nde yüzerken size eşlik edecek olan pelikanları görünce şaşırmayın. Size ilginç bir deneyim yaşatmak için oradalar.
Plaza de Armas’da Castillo de la Real Fuerza görülmeye değer bir kale. Ayrıca Old Havana bölgesinde San Salvador de la Punta Kalesi’ni ve hemen karşısında ise Los Tres Reyes Del Morro Kalesi’ni de görebilirsiniz.
Devrim Müzesi’nin önünde Fidel Castro’nun halkı için yaptırdığı devrim ateşi 1989 yılından bu yana yanıyor, görmenizi tavsiye ederiz.
Devrim Meydanı’nda ayrı binanın üzerinde Che ve Camilo’nun siluetlerini ve Jose Marti Anıtı’nı görebilirsiniz.
Puro fabrikalarını gezmek ve dünyanın en ünlü purolarının yapımına şahit olmak da sıra dışı bir deneyim olabilir.
Havana’ya gelmişken Mustafa Kemal Atatürk‘ün büstünü de görmenizi tavsiye ederiz.

Seyahat Danışmanımız Sizi Arasın